intercean etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
intercean etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2015 Cumartesi

GERİ DÖNÜŞÜM BİLİNCİ ve UYGULAMASI



Bu haftaki ilk yazım;GERİ DÖNÜŞÜM BİLİNCİ ve UYGULAMASI
Dünyada teknolojinin artmasıyla, azalması düşünülen kağıt tüketimi,düşünülenin aksine artmaktadır. Günümüzde artan kağıt tüketimi birçok sektörde görülebilir. Bu artışlar küresel ısınma, bitki örtüsünün zarar görmesi , hayvanların yaşam alanlarının azalması, çevre kirliliği,ısı ve su kaynaklarının azalması gibi birçok alanda etkilenmeler oluşturmaktadır.Bu nedenle birçok ülkede geri dönüşüm bilinci ve uygulaması gerek bireyler gerekse devlet yönetimi aracılığıyla hayata geçirilmiştir. Son yıllarda yaygınlaşan kullan-at ürünler hijyenik,pratik ve rahatlık sunsa da , kullanım sonrası değerlendirilmezse çevre kirliliğinde büyük rol oynamaktadır. Özellikle ülkemizde 15 yıl önce tüketim miktarı çok düşük seviyede olan tuvalet kağıdı, peçete ve kağıt havlu günümüzde oldukça artmış ve artmaya da devam etmektedir. Bu ürünlerin kullanımı, hem hayatımızı kolaylaştırıyor hem de bize daha temiz bir ortam sağlıyor. Ancak bu ürünlerin ekolojik sisteme verdiği zararı hiç düşündük mü?
Kullandığımız bu ürünler nasıl üretiliyor?
Her ne kadar kullanılan selülozlar endüstriyel amaç için üretilen ağaçlardan elde edilse de üretim aşamasında kullanılan su ve enerji kaynakları hiç de küçümsenecek miktarlarda değildir. Peki nasıl olacak da biz hem bu ürünleri kullanıp hem de çevreye verdiğimiz zararı en aza indireceğiz? İşte bu noktada geri dönüşüm sistemi devreye giriyor.Amerika’nın %90’nı , Avrupa’nın %85’i bu ürünlerde geri dönüşüm ürünleri tercih ediyor. Çünkü geri dönüşüme kazandırılan kullanılmış kağıtlar bu ürünleri yapmaya daha elverişlidir. Geri dönüşüm üretim sisteminde 10 kat daha az su ve 8 kat daha az enerji kullanılmaktadır. Ancak ülkemizde geri dönüşüm kağıt ürünleri temizlik sektöründen ziyade ambalaj ve karton sektöründe faalleşmektedir. Gelişmiş birçok ülkede ise geri dönüşüm kağıt özellikle kağıt havlu ve tuvalet kağıdında yaygınlaşmıştır. Çünkü bu ürünlerin lif yapısı daha zayıf olduğundan kullanım sonrası geri dönüşüme uygun değildir. Geri dönüşüm üretilen kağıt minimum ek katkılarla en çok tuvalet kağıdı ve kağıt havluya uygundur. Zaten ülkemizin artmakta olarak görülen en büyük kağıt kullanımı temizlik sektöründedir. Artık biz de çevremize bakıp bu oluşumu görmezden gelemeyiz. Biz bu dünyada kalıcı değiliz ve dünyaya kalıcı zararlar vermemeliyiz. İsteğimiz, daha temiz bir gelecek için dünyada olduğu gibi ülkemizde de bu ürünlerin kullanımı ve üretimi konusunda daha fazla bilgi ve yatırım olmasıdır.
Sevgi ve Saygılarımla,

Temizlik Sektörü’nde ”YILIN KADINI” ödülü Müzeyyen PAMİR’in oldu



MİS GROUP Ana Sponsorluğun da gerçekleştirilen Geleneksel 2’nci Cleaner Magazine “Endüstriyel Temizlik Sektöründe Yılın Kadını” ödülünü, Cleaner Magazine dergisi Medya Grup Başkanı Hakkı Korkmaz ve Mis Group Yönetim Kurulu Başkanı Cevat Turan’ın takdim ettiği Eczacıbaşı Profesyonel Akademi Danışmanı Müzeyyen Pamir, yaptığı konuşmada;Endüstriyel temizlik sektörün de hemen hemen yarım asırı devirdiğini,hala sektördeki kişilere öğretecekleri olduğu ,vücudunun ve beyninin elverdiği sürece durmadan bu yola devam edeceğini,8 Mart gibi önemli günde böyle bir ödülü düşünen Cleaner Magazine ekibine  ve sponsor Mis Group’a çok teşekkür ederim dedi.

“Kadınların demokrasiye ve üretime katılımından korkuluyor”

Günün açılış konuşmasını yapan Cleaner Magazine dergisi Medya Grup Başkanı Hakkı Korkmaz,Kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesi açısından, çok önemli ve anlamlı bir gün olan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü, ne yazık ki artan kadına yönelik şiddet olaylarının gölgesinde kutluyoruz. Üretkenliği ve duyarlılığı temsil eden, huzurlu ve sağlıklı bir toplumun temel taşı kadınlarımız giderek daha yoğun bir biçimde şiddet olaylarına maruz kalmakta,bu şiddetin kimi zaman tanığı, kimi zaman mağduru olmaktadırlar.Şiddetin önlenmesinde en etkili yollardan biri, toplumsal yapı içinde kadını güçlendirmektir diye konuştu.
Dünyadaki kadın hareketlerinin tarihsel sürecini ve ülkemize yansımasını örneklerle anlatan eğitimci-yazar İbrahim Gürşen Kafkas’ın ardından, kadınların iş dünyası ve toplumsal hayattaki durumuna ilişkin kısa bir konuşma yapan Cevat Turan, ülkemizde kadınların hâlâ ikinci sınıf vatandaş olarak görüldüğünü söyleyerek, “Kadınların yaratıcılığından, demokrasiye ve üretime katılımından, bir birey olarak ayakları üzerine durmaları ve söz sahibi olmalarından hâlâ korkuluyor.” diye konuştu.
“Siyaset insanları, parlamento, bu ülkeyi yönetenlerin büyük bir kısmı hâlâ kadınların özgürce düşünmesinden ve bir ‘insan’ olarak varlığını devam ettirmesinden de korkuyor.” diyen Turan, kadın cinayetlerinin her gün yüreğimizi kanatmaya devam ettiğini, bu nedenle kadınlarla ilgili hassasiyetin sadece 8 Mart’ta değil, her gün öne çıkması gerektiğini de ifade etti.

“Bir gün değil, her gün 8 Mart”

Turan, konuşmasını şu cümlelerle tamamladı:
“Siyasi partiler, pozitif ayrımcılıkla kadınların siyasette yer almaları için belki göstermelik bir çaba içindeler ama ne yazık ki bunlar pratikte karşılığını bulmuyor. Sivil toplum örgütlerinin faaliyetlerinde kadınları daha az görüyoruz, sayılarının daha çok artması lazım. İş dünyasında kadın, üretimin içinde yer aldıkça daha çok özgürleşecektir; ancak üretimde bulunan, özgüvenini ve maddi bağımsızlığını kazanan kadın bireysel anlamda kendisini daha fazla ifade edebilir. O nedenle bir gün değil her gün kadınlar günü olması gerektiğini değerlendirerek, bütün kadınların kadınlar gününü naçizane kutluyorum.”
Cleaner Magazine haber

Star Makina Genel Md.R.Cüneyt SONUK;STAR MAKİNA, ürün kalitesi ve uygun fiyatlarıyla sektörde Lider




Cleaner Magazine Dergisi okurları için Sektörün duayen isimlerinden Star Makina Genel Müdürü Sayın R.Cüneyt Sonuk ile sektörü ve sıkıntılarını konuştuk.
Firmanızın kuruluşundan bugüne gelişimini anlatabilir misiniz?
STAR TEMİZLİK MAKİNALARI bugün Türkiye’nin PROFESYONEL TEMIZLIK MAKINA ÜRETICILERI arasında bulunmaktadır.
Üretimde 15 yıllık bilgi ve tecrübe sonunda STAR MAKINA 2000’li yıllarda profesyonel temizlik makinaları üretimine başlamıştır ve müşterilerine elektrikli süpürge ve halı yıkama alanlarında geniş ürün yelpazesiyle hizmet vermektedir.
Kurulduğu günden bu yana STAR MAKİNA, ürün kalitesi ve uygun fiyatlarıyla pazarda gözle görülür bir yol kat etmiş ve ilk sıralarda yerini almıştır.
Ayrıca STAR MAKİNA müşterisine özel ürün ve renk çeşitleriyle de dikkat çekerken, dünya çapında pek çok ülkeye yaptığı ihracatla kalitesini kanıtlamıştır.
Profesyonel vakum ve halı makineleri üretimi ve ihracatı yanında yurtdışından ithal ettiğimiz diğer ürünlerle, ürün yelpazemizi tamamlayarak müşterilerimize en iyi hizmet ve ürünleri sunmaya gayret ediyoruz. Bu anlamda profesyonel temizliğe ihtiyaç duyulan, hastane, okul, ibadethane, fabrika, havalimanı, AVM’ler ve buna benzer pek çoğu hizmet alanımızın içinde yer almaktadır.
HEDEFİMİZ, müşterimiz bize başvurduğunda profesyonel temizlik alanında neye ihtiyaç duyuyorsa bunları tek bir çatı altında uygun FIYAT ve servis garantisi altında sunmaktır. Bu nedenle vakum makinesinden, halı yıkama makinesine, yer yıkama bakım ve cilalama makinelerinden
büyük alanlar için binicili yer yıkama otomatlarına, yürüyen merdiven temizlik makinalarından, yüksek basınçlı su püskürtme makinalarına kadar pek çok modelde ürünü STAR markamız adı altında sunmaktayız.
Endüstriye temizlik sektöründe yapmış olduğunuz kiralama sistemi hakkında bilgi verebilir misiniz?
Günümüzde firmalar yemek, araç, ofis ekipmanları, temizlik, güvenlik vb. pek çok ihtiyaçlarını dışarıdan temin ederek birçok maddi külfet ve sorumluluktan kurtulmaktadırlar. Temizlik makinaları da gerek yüksek satın alma bedelleri, gerekse bakım onarım masraflarıyla büyük yatırım ve maddi yeterlilikler gerektirmektedir. Kiralama sistemi kullanıcılara, büyük bir yatırım yapmadan ve bakım onarım giderlerine bütçe ayırmadan profesyonel makine kullanmanın avantajlarını sunmaktadır.
Sektör aslında çok büyük bir 2. el makina çöplüğü durumunda, bundan kurtulmak için ne yapmak gerekir?
Kaliteli, sağlam ve uzun ömürlü bilindik markalı makinaların el değiştirmesi, bakım ve onarımlarının düzenli yapılması ile uzun yıllar çalışması hem ekonomik, hem de ekolojik anlamda doğru bir yaklaşımdır. Ancak özellikle Uzak Doğu’dan gelen, ucuz, ilk kullanımda bile verimliliği tartışılır, ‘kullan at’ tarzındaki makinaların 2. El piyasasının oluşturulmaya çalışılması boşunadır ve gerçekten sektörde bir ikinci el çöplüğü oluşturmaktadır. Fakat bilinçli kullanıcılar, hizmet alıcılar ile bu işin önü kesilebilir veya azaltılabilir.
2013 Yılı sizin için nasıl geçti? Önümüzdeki yıl için hedefleriniz nelerdir?
2013 yılı acı tatlı pek çok olay yaşadığımız, ancak gelişime açık olduğumuz ve yeniliklere çok çabuk adapte olabildiğimiz için güzel sonuçlarını şimdiden almaya başladığımız bir yıl oldu. Şöyle ki kuzenim ve de ortağım Sayın Ahmet SONUK’u genç yaşta kaybetmenin acısını tüm çalışanlarımızla birlikte yaşadık. Hala da yokluğuna alıştığımız söylenemez…
İşlerimiz açısından bakacak olursak yeni binamıza taşındık. Bunun bize Merkez Ofisler, Showroom, Teknik Servis, Üretim ve Depolamayı tek bir çatı altında toplamak açısından çok yararı oldu. Üretimlerimize daha pratik ve hızlı bir şekilde devam etmemizi sağladı.
Firmanız açısından Türkiye’de yapılan fuarların nasıl geçtiği ve fuar hakkındaki değerlendirmeleriniz nelerdir?    
Yerli ve yabancı organizatörlerin Türkiye’de düzenlediği fuarlara zaman zaman katılıyoruz. Daha çok doğrudan sektörümüzle ilgili fuarlara katılmaya çalışıyoruz, çünkü fuar maddiyat ve zaman açısından bakıldığında büyük maliyetli ve meyvelerini bazen uzun vadede toplayabildiğiniz bir tanıtım aracı. Sektörümüzün yurtdışında düzenlenen büyük fuarlarına da katıldığımız için genel anlamda bir değerlendirme yapacak olursak, günümüz dijital, e-ticaret ortamında fuarlar hantal yapısıyla ticari işlevlerinden çok sektörün sosyalleşme ortamına dönüşmeye başladı. Firmanızın yeni ürünlerini sergilemek; bayi, müşteri ve potansiyel alıcılarla yüz yüze görüşüp kaynaşmak, rakiplerinizi gözlemlemek için hala iyi bir fırsat. Ancak dijital tanıtım ve pazarlamanızı iyi yapıp, potansiyel müşterilere numune ürün göndererek de pek çok kapıyı kısa sürede ve düşük maliyetlerle aralayabiliyorsunuz.
Üreticiyi ve Tüketiciyi mağdur eden unsurlar nelerdir?
Günümüzde üreticinin en büyük sıkıntısı, dövizdeki aşırı hareketlilik, hammadde vs. temininde kaliteli yerli firmaların yeterli olmaması, ithal yoluna gittiğinizde gümrüklerdeki yorucu uygulamalar, bürokratik engeller, uygun koşullarda enerji ve nitelikli eleman sağlanması konusundaki desteklerin yetersizliğidir.
Bundan doğrudan etkilenen tüketiciye yansıtılan maliyetler sonucundaki ‘daha yüksek fiyat’ da işin tüketici mağduriyeti kısmını oluşturuyor sanırım…
Müşteri memnuniyeti hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Bu konuda nasıl bir strateji izlemektesiniz?
Ürünlerinizin garantisi, bayi ve servis hizmetleriz hakkında da bilgi verebilir misiniz?
Müşteri memnuniyeti bizim için daima ön plandadır. Müşteriye ulaşma aşamasından satış sonrası hizmetlerimize kadar bu konuda çok özen göstermekteyiz. Üretimini kendimizin yaptığı ve de ithal ürünlerde her zaman belli bir kaliteyi koruyup müşteriye en uygun fiyata sunmanın gayreti içindeyiz. Yine kendi üretimlerimiz ve ithal ürünlerde hiçbir zaman yedek parça ve aksesuar sıkıntısı çekmediğimiz için yaygın servis ağımızla satış sonrası hizmetlerimizde de en iyiyi yakalamaya çalışıyoruz.
Temizlik Sektörünün geldiği noktayı, geçmişle kıyaslarsak gelişimi ve geleceği hakkındaki değerlendirmeleriniz, düşünceleriniz nelerdir?
Temizlik sektörü on yıllarla ifade edilebilecek kısa sürelerde büyük bir gelişme gösterdi. İlk başladığımız yıllarda temizlik yapacak profesyonel makine, araç ve gereçleri ülkemizde bulamayıp çok yüksek fiyatlara ithal etmek zorunda kalırken,  bugün bunların önemli kısmını üreten üreticilerimizin olması sevindirici.
Dileğimiz, uzun ve sancılı bir süreç olmasına karşın, üreticilerin ve kaliteli hizmet firmalarının artması, bunların ciddi birer marka değerine dönüşmesi, sektörün ülkemize büyük girdiler sağlayacak büyük bir endüstri haline gelmesi…
Sektörün içinde bulunduğu rekabet ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye pazarını nasıl değerlendirmektesiniz?
Profesyonel temizlik hizmetleri gelişmekte olan bir sektör olduğu için makine ve ekipman üreticisi, ithalatçısı, satıcısı, hizmet sağlayıcısı Türkiye’nin kaotik ortamına benzer bir şekilde varlığını sürdürüyor. Bunun kötü tarafı kısa vadeli hatta günlük planlar, kolay yoldan işleri kotarmaya çalışmalar vs. İyi tarafından bakacak olursak firmaya esneklik, uyum ve hareket kabiliyeti sağlaması, pratik ve ekonomik ürün ve hizmetler geliştirmeye yöneltmesini sayabiliriz. 
Eklemek istedikleriniz … Herkese sevgiler saygılar ve işlerinde başarılar dilerim…
Cleaner Magazine Haber

11 Ocak 2015 Pazar

Türk erkeği eline süpürge almıyor!


OECD araştırmasına göre Türk erkeği ev işlerine sadece 21 dakika ayırıyor.

OECD araştırmasına göre, 29 ülkede kadınlar ev işlerine erkeklerden çok fazla zaman ayırıyor. Kadınların 173, erkeklerin 71 dakikası ev işlerinde geçiyor. Türk erkeği için bu süre 21 dakika.
Dünya genelinde kadınların ekonomik hayata katılımının artırılması ve cinsiyet eşitliğinin sağlanması konusunda önemli adımlar atılmış olsa da Ekonomik Kalkınma ve İş birliği Teşkilatı’na (OECD), ait veriler gelişmekte olan ülkelerdeki kadın ve erkekler arasında ev işlerinin paylaşımı konusunda büyük bir eşitsizlik olduğunu ortaya koydu.
Ekonomik ve sosyal açıdan gelişmiş İskandinav ülkelerinde ev işlerinin paylaşımı konusunda göreceli bir yakınlık söz konusu iken gelir dağılımındaki eşitsizliğin arttığı ülkelerde ev işlerinin paylaşılması konusunda da büyük bir eşitsizlik hâkim. Araştırmada erkeklerin ev işlerine en çok vakit ülke günlük ortalama 114 dakika ile Slovenya olurken, Hindistan erkekleri günlük 19 dakika ile erkeklerin ev işlerine en az vakit ayırdığı ülke oldu.
Kadınlarda ise, günlük 298 dakika ile Hindistan birinci sırada yer alırken, ev işlerine 95 dakika ayıran İsveç son sırada yer aldı. Kadınların 261, erkeklerin 21 dakika ayırdığı Türkiye ise cinsiyet eşitliğinin bulunmadığı ülkeler arasında yer aldı.
Cleaner Magazine Haber

Kapalı ortamlarda sağlıklı hava nasıl sağlanır?


Prof. Dr. Celal Karlıkaya; yaşadığımız kapalı mekanların havasını temizlemek için alınabilecek önlemleri anlattı;
Gün boyunca temiz ve taze havanın girmediği bu ortamlar birçok hastalığa hatta ölüme davetiye çıkarıyor. Dünyada 2012 yılında 7 milyon insanın hava kirliliğinden öldüğü belirtiliyor.
Oysa yaşadığımız mekanların hava kalitesini artırmak, sağlıklı kuşakların yetişmesi anlamına geliyor. Bunun için de küçük ama etkili önlemler almak mümkün.
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Celal Karlıkaya; yaşadığımız kapalı mekanların havasını temizlemek için alınabilecek önlemleri anlattı.
İşte sağlıklı hava için tüyolar…
İnsanlar zamanlarının yaklaşık yüzde 80-90’ını açık havada değil kapalı ortamlarda geçiriyor. Konutlar, okullar, resmi binalar, alışveriş merkezleri, spor salonları, eğlence yerleri ve taşıtlar gibi ortamlarda açık veya taze hava yerine iç ortam havası veya kapalı hava soluyoruz.
Dünya Sağlık Örgütü raporuna göre;  dünyada 2012 yılında 7 milyon insan hava kirliliğinden öldü. Bunun yarısı kapalı ya da iç ortamlardaki hava kirliliğinden olup, bu da her 8 ölümden birisinin iç ortam hava kirliliği olduğunu gösteriyor. Hava kirliliğine bağlı başlıca ölümler; KOAH (kronik tıkayıcı –obstrüktüf- akciğer hastalığı) ve akciğer kanseridir. Ayrıca kalp krizleri, inmeler-felçler de hava kirliliği nedeniyle tetiklenebilen ölüm nedenleridir.
Kadın ve çocuk risk altında
Genel olarak katı yakıt kullanımına bağlı olarak ortaya çıkan kapalı ortam havasının kirliliği, en öldürücü nedenler arasında kabul edilmektedir. Kadınlar ve küçük çocuklar kapalı hava kirliliğinin olumsuz etkilerine daha açıktırlar. Çünkü günlük etkinliklerinin büyük bir kısmı tam olarak havalandırılmayan kapalı ortamlarda geçmektedir.
Son yıllarda binalar, ısı yalıtımı amacıyla daha da hava sızdırmaz özellikte yapılmaktadır. Hatta binlerce insanın yaşadığı kulelerde cam bile açılamıyor; böylece kişilerin kendi havalarını kontrol olanağı ortadan kalkmaktadır. Prefabrike konut yapımının ve sentetik yapı malzemesi kullanımının artması, iç ortamlarda elektronik cihazların yaygınlaşması sorunu daha da karmaşık hale getirmiştir.
İç ortam hava kalitesinin iyileştirilmesi; sağlıklı nesillerin yetiştirilmesini, iş kaybının azalmasını ve tıbbi tedaviler nedeniyle ortaya çıkan ekonomik kayıpların da önlenmesini sağlayacaktır.
Temiz havanın ilk adımı: Havalandırma
İç ortam hava kirliliğinin engellenmesinde en önemli konu, toplumsal bilincin arttırılmasıdır. Bunun yanında iç ortam hava kalitesi standartlarının oluşturulması da önemli bir basamaktır. Alınabilecek önlemlerin başında ise iyi havalandırma geliyor.
Havalandırma; eski ve kirlenmiş havanın çıkarak taze havanın oda ya da bina içine girmesidir.Havalandırma kötü ise duman ve kirli hava solunuyor demektir. Bu durum aynı zamanda nemin de içeride kalmasıdır; böylece rutubet ve küflenme de söz konusu olur. Kapalı ortam hava kirliliğini azaltmanın en iyi yolu havalandırmadır.
Yatak odanızı tıka basa eşya doldurmayın
İyi bir havalandırma için ev temiz ve tozsuz tutulmalı. Toz akarları için özellikle yatak odasında az eşya bulundurulması, toz tutan eşya kullanılmaması, uygun temizlik vehavalandırma önemlidir.
Ev tozu akarları özellikle 25 derece ve yüzde 75 nem oranlarında ürerler. Ortam gereksiz ısıtılmamalı ve nem oranı yüzde 45’lerde tutulmalı. Evde beslenen özellikle tüylü hayvanlara kurallarına uygun şekilde bakılmalı.
Küflü duvarları sirkeyle temizleyin
Alerjik yakınmalara yol açabilen küfü önlemek için havalandırmanın iyileştirilmesi, rutubetin azaltılması gerekir. Küflü duvarlar için çamaşır suyu, su, sabun, sirke gibi evde bulunan basit maddelerden küf temizleyiciler yapılabilir.
Haşereye karşı çatlakları kapatın
– Hamam ve kalorifer böcekleri, fare gibi kemirgenlerle mücadelede en iyi önlem, onları cezbeden şartların ortadan kaldırılmasıdır. Çünkü bunları önlemeye dönük kimyasal maddeler de çoğunlukla zehirlidir.
– Gıda kırıntıları, ekmek parçaları ve diğer atıklar düzenli olarak temizlenmeli.
– Yemek hazırlanan ve yenen yerler temiz ve kuru tutulmalı.
– Gıdalar sıkıca kapalı kaplarda saklanmalı.
– Su kaçıran musluklar onarılmalı, lavabolar kuru tutulmalı.
– Evdeki çöpler kapalı tutulmalı ve bekletilmeden uygun yere atılmalı.
– Duvar, zemin ve tavanlardaki çatlaklar kapatılmalı.
Borular eskiyse suyu biraz akıtın
– Kurşun içeren özellikle eski boyalar, kurşun su boruları, bazı sırlı seramik tencere, tabak ve zemin fayanslarına dikkat edilmeli.
– İçme sularındaki kurşunun kontrolü için özellikle eski, kurşunlu borulardan akan suları kullanmadan önce suyun bir miktar boşa akıtılması yararlı olabilir.
– Şüpheli kap-kacak kullanılmamalı, kurşunla lehimlenmiş olabilecek teneke kutulardaki yiyecekler tüketilmemeli, kurşunlu boya kullanılmış oyuncaklar alınmamalı, evlerdeki eski boyalar temizlenmeli.
– Dışarıdaki havadan kaynaklanan kurşun zehirlenmesini önlemek için kapı ve pencerelerin altına nemli bezler konabilir.
Kaloriferi boyamayın, parkeyi yapıştırmayın
Yüksek toksisiteleri ile uçucu organik bileşikler (UOB), başlıca da formaldehit en önemli iç ortam kirleticileri arasındadır. Özellikle yeni mobilyalardaki formaldehit, hava ve deri yoluyla zehirli etki gösterebilirler. Bu tip zehirli maddelerin farkında olup mümkünse eve sokmamak, üretimde kullanımına sınırlama gereklidir.
Özellikle parke ve muşamba gibi yer döşemelerinin yapıştırıcı kullanılmadan döşenmesi bu maddelere maruziyeti azaltacaktır. Duvardan duvara halılar yere yapıştırıldığında, uçucu organik madde salımı gerçekleşmektedir.
Okullar genelde yılda en az bir defa boyanmaktadır. Bu iş için solvent bazlı boya kullanılmaması çocukların uçucu organik maddelere maruziyetini azaltacaktır.
Ayrıca,  radyatörlerin boyanmasından vazgeçilmeli. Radyatörler boyandığında, ısınma durumunda yüksek değerde uçucu organik bileşik salınımı olmaktadır.
Evinizi yemek sodayısla temizleyin
Zehirli kimyasal maddeler içeren birçok temizlik ürünü hasta eder. Bu tip ürünler soluma, yutma veya deriye temas ile zehirleyebilir. Etkileri hemen veya yıllar sonra ortaya çıkabilir. Özellikle küçük, kapalı, havasız yerlerde ağız burun gözler korunmalı. Sadece sıvı sabun, sıcak su, yemek sodası (karbonat), sirke gibi daha az zehirli temizleme yöntemlerinin bulunabileceği unutulmamalı. Sulu veya dışarı hiç toz sızdırmayan elektrik süpürgeleri tercih edilmeli.
Mutfak kapısını kapalı, penceresini açık bırakın
Havalandırmanın arttırılması için ısınma ve pişirme yapılan aletler bacalandırılmalı. Pencereler yeterli büyüklükte olmalı, havalandırılmalı veya aspiratör, klima gibi daha teknik önlemler alınmalı. Yemek pişirirken mutfak havalandırılmalı; mutfak kapısı kapalı ve cam açık olmalı.
Tamamen dumansız kapalı alan şart
Kapalı ortamlarda tütün dumanına maruz kalmanın güvenilir bir eşik dozu yoktur. Bilimsel araştırmalar; klima, havalandırma veya sigara içilebilir ve içilemez gibi bölümlere ayırmanın etkisiz yöntemler olduğunu göstermiştir. Zararından korunmanın tek yolu kapalı alanların tamamen sigarasızlaştırılması yani dumansızlaştırılmasıdır.
Tütsüden vazgeçme zamanı
Yaygınlaşan mum-tütsü yakma uygulaması insan sağlığına zarar vermektedir.  Bu konuda halk bilinci oluşturularak kullanımı en aza indirilmeli.  Bu ürünlerde kullanılan malzemeler sıkı bir şekilde denetlenmeli.
Cleaner Magazine Haber

DEÇA;Sektörde 34. yıl


DEÇA HİZMET GRUPLARINI TANIYABİLİRMİYİZ. ?
1980 yılında temizlik sektörüne başlayan firmamız unvan değişiklikleri ile 1988 yılında DEÇA A.Ş. olarak   34  yıldır müşterilerine uygun fiyatlarla , kaliteli bir hizmet vermeyi prensip ederek bugünlere gelmiştir. Türkiye genelinde Temizlik , İlaçlama, 5188 sayılı yasaya tabi Özel Güvenlik Hizmeti ve personel istihdamı ile personel  bordrolama hizmeti vermekteyiz.
KENDİNİZİ TANITIRMISINIZ? SEKTÖRE NASIL BAŞLADINIZ?
1980 Sivas doğumluyum. Bankacılık mezunuyum. Ancak kendi branşımı yapmaya fırsat olmadı. Temizlik sektörüne tesadüf olarak girdim. Hiç bilmediğim ve düşünemediğim bir  sektördü.
Firmamızın sahibi Sn. Ali Murat Çimen beyin  iş teklifi ile bu sektöre  başlamış oldum.   15 yıldır bu sektördeyim.Bu süre içersinde  firmamızın operasyon bölümü dahil olmak üzere diğer tüm departmanlarında vazife aldım. Şuan    DEÇA HİZMET GRUPLARININ     Pazarlama  Müdürü olarak  çalışmaya devam ediyorum…
FİRMANIZ  HANGİ SEKTÖRLERE VE KİMLERE HİZMET VERİYOR ?
Aliş veriş Merkezleri, Residanslar, İş kuleleri, Fabrikalar, Siteler , Oteller , Basın kuruluşları gibi yerlere hizmet vermekteyiz.
Müşterilerimiz ;
Arenapark, Armonipark, Viaport, Historia , Kayseripark , Vatan-Milliyet, Mall of İstanbul , İnanlar Terracefulya, Pelicanhill, Skyport, I-Bimsa , Sürmeli Otel , Bu Yaka gibi… Bunların dışında 60 noktaya daha hizmet vermekteyiz. Tüm bu yerlerde öncelikli amacımız temizlik hizmetini en iyi şekilde sunmaktır.
KALİTE POLİTİKANIZI TANIMLARMISINIZ ?
Kalite politikamız hizmet sektöründe olmanın bilinciyle hareket ederek , müşteri memnuniyetini en üst düzeyde tutmak ve çalışanlarımıza gerekli eğitimleri vermek  ile Teknolojiyi takip ederek yeniliklere  en acele şekilde ulaşmak. Ayrıca ; çalışanlarımızın iş güvenliğine en yüksek düzeyde tutmak ve sorunlu zamanlarında çalışanlarımıza destek vererek eleman sirkülasyonunu en az düzeyde tutarak kalitemizi en üst düzeye çıkarmak.
DEÇA HİZMET GRUPLARI BAŞARISINI NEYE BORÇLU ?
Başarımızı ; uzun yıllardır çalıştığımız müşteri portföyümüz ile bize kalıcı kalmamızı sağlayan merkez Ofis kadromuz ile dürüst ve özverili çalışanlarımıza borçluyuz. Ayrıca ;   her alanda ekipçe çalışmalarımıza ehemmiyet vererek sorunları paylaşarak,  elemanlarımız dahil olmak üzere 
müşterilerimizin memnuniyetine ehemmiyet vererek kalıcı olmasını sağlamak.





DEÇA’YI DİĞER FİRMALARDAN FARKLI KILAN NEDİR ?
Çok iyi  bir operasyon yönetimi   ile çalışanlarımızın iyi motive edilmesi ile  yaptığımız işin arkasında olmamız …
TEMİZLİK SEKTÖRÜNÜN SON DURUMU HAKKINDAKİ DEĞERLENDİRMENİZİ ALABİLİRMİYİZ ?
Benim görüşüm ; sektörün bugünkü durumu pek iç açıcı değil. Haksız rekabetler yüzünden  kar  edemeyen bir sektörün içinde günü kurtarma politikası izlemekte . Ümit ederim ki sektör işverenleri ve hizmeti alan işverenler bu kısır döngüye bir son verirler diye düşünüyorum.
SEKTÖRDEKİ EKSİKLER NELERDİR VE NASIL GİDERİLİR ?
En büyük eksiklik şuursuzca ve mantıksızca verilen tekliflerin bir son bulması ile sektör örgütlenmesinin bu haksızlığa bir çare olabilecek bir yapıya kavuşmasını sağlaması önemli bir eksikliği kapatacağı gibi sektörde karlı durumunun önünü açacaktır diye düşünüyorum.
SON OLARAK SÖYLEMEK İSTEDİKLERİNİZ ?
Herkese iş birliği içersinde bol karlı işler ve başarılar diliyorum. Cleaner Magazine de teşekkür ederim.


Cleaner Magazine Haber

MiDRY Sektöre Damgasını Vuracak…


MiDRY Satış ve pazarlama müdürü İbrahim Öz;
2012 yılından başlayarak, el kurutma makinalarımızı yeni teknoloji ile hizmete sunduk ve bir çok referans noktada sorunsuz kullanılmaktadır.Yurt genelinde 350 yi aşan teknik servis noktası ile müşteri memnuniyetini sağlamaktayız.
Aslında kendimize şu soruyu sormamız lazım,neden ellerimizi 30 yıl öncesinin teknolojisi ile kurutuyoruz?
30 yılda lavabolarımızdaki mikroplar hiç değişmedi mi ?
Yeşil alanlarımız, ormanlarımız 30 yıl öncekinden daha mı fazla?
Çocuklarımıza oksijen sağlayacak ağaçları neden kesiyoruz,
Ellerimizi kurutmak için?
MiDRY, lavabolarımıza hijyeni ve teknolojiyi getiriyor.
Sadece 10 saniyede %99,99 filtre edilmiş temiz hava ile ellerinizdeki ıslaklığı alıyor.
İşletme giderlerinde tasarrufa, yeşil alanların korunmasına ve ellerinizde hijyenik bir kurutmaya sebep oluyor.
MiDRY ile, artık, yeşili değil ellerinizi kurutalım…
Cleaner Magazine Haber

Sektörün yeni oyuncusu: Motto Blanc


Endüstriyel temizlik sektörünün öncü firmalarından Motto Blanc’ın Genel Müdürü Gürkan Gündemir, firmaları ile ilgili bilgi verdi.
Motto Blanc’ta ciddi bir altyapı ve tecrübeye sahip bir ekiple çalıştıklarını söyleyen Gündemir, bunun kendileri için büyük bir avantaj olduğunu belirtti. Gündemir, “Yüzde 100 hijyen konusunda temizlik sistemleri kurmak ve buna bağlı bütçeleri yönetmek, işimizin önemli bir parçasıdır. Bu da bizi sektörde farklı kılabilecek önemli özelliklerimizdendir” dedi.
Sektörün düşük olan kalitesini yukarıya taşımayı hedeflediklerinin altını çizen Gündemir, “Sistem kurulumunu destekleyecek, housekeeping Motto Kanguru Sistem, MottoBlanc microfiber bezler, Motto moplar, kat ekipmanları, temizlik otomatları ve padleri de portföyümüz içerisindedir. Yapmış olduğumuz yeni temaslar ile de stratejik ortaklıkları tesis etme çalışmalarımız devam etmektedir” şeklinde konuştu.
Motto Blanc, lafta değil, işleyişte çözüm ortaklığına aday
Her zaman müşteri memnuniyetine öncelik verdiklerine de değinen Gündemir, “Motto Blanc, doğru zemin ve yüzeyde doğru ürün, ihtiyaç kadar ürün tüketimi ile buna paralel doğru ekipman ve uygulama yöntemlerini birleştirmek suretiyle kaliteyi nasıl ucuza alabileceğimizin misyonunu üstlenmiştir. Lafta çözüm ortaklığı değil, gerçek işleyişte çözüm ortaklığı sunmaya aday olmuştur. Motto Blanc, yenilikçi ve kendini sürekli yenileyen, sürdürebilirlik ilkesine bağlı, çevre ve insana saygılı ürün üretme anlayışına sadık bir yapıdadır” ifadelerini kullandı.
Cleaner Magazine haber

Çöpsüz denizler için yol haritası çiziliyor


Dünya denizlerinin atıklardan temizlenmesi ve sürdürülebilir sağlıklı bir çevreye ulaşılmasıkapsamında Avrupa Birliği tarafından yürütülen projeleri Türkiye’ye taşıyan PAGEV işbirliği ileTÜDAV tarafından düzenlenen “Deniz Çöpleri Ulusal Forumu”nda ‘Çöpsüz denizler’ için yol haritası çizildi.
Akademisyenler, sektör temsilcileri ile sivil toplum kuruluşlarının katılım gösterdiği forumda, Türkiye kıyılarında da tehdit oluşturan kirliliğe karşı çözüm önerileri geliştirildi. Forumda öne çıkanlar; düzenli depolama alanlarının denizlerden uzaklaştırılması, belediye ve kurumların yetki ve sorumluluklarının belirlenmesi ile kamu spotları ve eğitim videolarının yaygınlaştırılması oldu.
Denizlerdeki kirliliğin boyutu giderek artıyor. Yüzde 80’ini çevreye bilinçsizce bırakılan karasal atıkların oluşturduğu kirlilik, deniz canlıları ve insanların hayatını da tehdit ediyor. Atıksız denizler ve sürdürülebilir bir çevreye sahip olmak isteyenler ise sorunun çözümü için çalışıyor. Bu kapsamda; yürüttüğü “Mutlu Balıklar” projesi ile tüm Türkiye’de deniz yüzeyindeki atıkları temizlemeyi amaçlayan PAGEV (Plastik Sanayicileri,Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı) işbirliği ile “Marlisco” projesi ile Avrupa denizlerindeki çöpleri azaltarak sosyal sorumluluk ve toplumsal bilinç yaratmayı hedefleyen TÜDAV (Türk Deniz Araştırmaları Vakfı) “Deniz Çöpleri Ulusal Forumu”nu düzenledi.Forum boyunca deniz kirliğinin kaynağını oluşturan çöpler, bu sorunun çözümü için yapılan çalışmalar,eksiklikler ve önümüzdeki dönem için yapılması gerekenler konuşuldu. Ayrıca denizden çıkarılan çöplerin büyük bir kısmını plastik ambalaj atıklarının oluşturduğu belirtilirken, bu konuda geri dönüşümün önemi vurgulandı. Çok sayıda akademisyen, sektör temsilcisi ve sivil toplum kuruluşu üyesinin katıldığı toplantı sonunda belirlenen çözüm önerileri ise; Türkiye denizleri ve kıyılarının çöplerden temizlenmesi için düzenli depolama alanlarının denizlerden uzaklaştırılması,belediye ve kurumların yetki ve sorumluluklarının belirlenmesi ile kamu spotlarının ve eğitim videolarının yaygınlaştırılması olarak sıralandı.TÜDAV Başkanı Bayram Öztürk’ün ev sahipliğinde gerçekleştirilen forumun moderatörlüğünü ise Güven İslamoğlu üstlendi. Ayrıca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Denizcilik Faaliyetlerinin Çevresel Yönetimi Şube Müdürü Meryem Arslan, PAGEV Yönetim Kurulu
Başkanı Yavuz Eroğlu, İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Deniz Biyolojisi Ana Bilim Dalı Araştırma Görevlisi Nur Eda Topçu ve Sualtı Temizlik ve Bilinçlendirme Hareketi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Tiryaki de foruma konuşmacı olarak katıldı.
Günümüzde birçok malzemenin yerini alan plastiklerin hayatı kolaylaştırdığını ve ekonomik bir değer
yarattığını belirten PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu “Biz plastikleri yalnızca üretip satmıyoruz.Ürettiğimiz ürünü takip etmeye çalışıyoruz. Çünkü plastik sektörü olarak çevre ve geri dönüşüme çok önem veriyoruz. Bu anlamda kendimizi sorumlu endüstri olarak tanımlıyoruz ve çevre için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Geri dönüşüm çalışmalarımız kapsamında PAGEV olarak geçtiğimiz yılın sonlarında önemli bir adım attık ve Türk Plastik Sanayicileri Araştırma,Geliştirme ve Eğitim Vakfı Geri Dönüşüm İktisadi İşletmesi (PAGÇEV)’ni kurduk. T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ‘ambalaj atıklarının belgelendirilmesi’alanında yetkilendirilen üç kuruluştan biri olma özelliğini de taşıyan PAGÇEV ile ilk etapta 110 bin ton ambalaj atığının geri dönüşümü ile plastik sektörü ve ülke ekonomisine yaklaşık 300 milyon TL katkı sağlamayı hedefliyoruz” dedi.


Cleaner Magazine Haber

AVM’LERİN TEMİZLİĞİNİN ARKASINDAKİ BÜYÜK GÜÇ


ISS Temizlik Hizmetleri AVM’lerde Sağlığınızı Koruyor Dünyanın lider entegre tesis yönetimi şirketi ISS, dünyada 550 binden fazla Türkiye’de ise 30 bini aşkın çalışanıyla temizlikten güvenliğe,cateringten haşere kontrol ve bahçe bakım hizmetleri ile tesis yönetimi hizmetinin en iyi örneklerini sunuyor. 2005 yılında Türkiye pazarına giriş yapan Danimarkalı şirket ISS, her geçen gün büyüyen hizmet alanıyla Türkiye’de birçok AVM’de hizmet veriyor. Özellikle kış aylarına girdiğimiz bu dönemde ziyaretçi sayısı artan AVM’lerin temizliği de gittikçe zorlaşıyor. Türkiye’deki AVM’lerin temizliğinde büyük bir paya sahip olan ISS, bu zorluğun üstesinden profesyonel ekibiyle geliyor.Gezmek, alışveriş yapmak, yemek yemek, sinemaya gitmek gibi aktivitelerin gerçekleştirildiği AVM’ler havalar soğudukça daha da kalabalıklaşıyor. Haliyle bu çok katlı binaların temizliğinin de daha büyük bir titizlikle yapılması gerekiyor. Özellikle grip gibi bulaşıcı hastalıklarının etkisi dolayısıyla AVM’ler gibi kapalı ve kalabalık alanların hijyen kurallarına uygun olarak temizlenmesi ve gün içinde dezenfekte edilmesi gerekiyor. 1901 yılından beri Dünya’da temizlik hizmetlerine yön veren 2005 yılından beri de Türkiye’de güvenlik, catering, haşere kontrol, çağrı merkezi hizmetleriyle Entegre Tesis Yönetimi alanında birçok kurum ve kuruluşun dış kaynak iş ortağı olan ISS, Türkiye’deki birçok AVM’nin temizliğini, sorumlu ve profesyonel hizmet anlayışıyla gerçekleştiriyor. ISS Türkiye Tesis Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Hüseyin Çoban, konuyla ilgili olarak; ”Özellikle soğuk havaların başlamasıyla AVM’lerdeki insan kalabalığı gittikçe artıyor. Biz ISS olarak hizmet verdiğimiz AVM’lerde işine uzman personelimiz ile bulaşma riski olan hastalıklar için özel olarak dezenfekte işlemleri gerçekleştiriyoruz. İşinde profesyonel olan ISS temizlik çalışanları, yürüyen merdiveler, asansörler, kapılar, tuvaletler, ibadet alanları ve çocuk oyun alanları gibi özellikle dezenfekte için farklı ekipman gereken AVM alanlarında büyük bir titizlik göstererek çalışıyor.” dedi.AVM’lerde Bulaşıcı Hastalıkları Önlemek İçin Neler Yapılmalı? AVM’lerde temizlik alanında çalışan personelin profesyonel bir anlayışla işini yapması gerekiyor. Özellikle hem çocuk hem de yetişkin sağlığını korumak ve bulaşıcı hastalıkları önlemek için dezenfekte gibi özel hijyen sağlama yöntemlerinin belirli periyodlar ve doğru ekipmanlarla yapılması gerekiyor. Tuvaletlerde musluk,asansörlerde düğmeler, yemek bölümlerinde masalar gibi temizliğinin gözden kaçabileceği ortak kullanım alanlarındaki detaylarda yoğunlukta olabilen bulaşıcı virüslerin engellenmesi için özel temizlik malzemeleri ve ekipmanlar kullanılmalı.Çocuk oyun alanı ve mescidlerde bulunan halı zeminlerinden nefes yoluyla bulaşabilen bakterileri önlemek için son teknoloji temizlik cihazlarıyla sürekli olarak temizliğin yapılması gerekiyor. ISS AVM’lerde insan sağlığını korumak ve hijyeni düzenli olarak sağlamak için Cleaning Excellence sistemi kullanıyor. ISS Cleaning Excellence sisteminde yer alan dünya standartlarına uygun 4 renk bez seçeneği ve dezenfekte sağlayan kimyasalları kullanmadan bakterilerin yüzde 90’ını yok eden mikrofiber teknoloji ile üretilen mop’lar sayesinde tek bir odada kullanılan temizlik ekipmanları, çapraz bulaşmayı önlüyor ve böylelikle grip gibi bulaşıcı hastalıkların yayılmasını engelliyor. Ayrıca mop’ların özel olarak üretilen makinelerde nemlendirilerek dezenfekte edilmesiyle doğaya bırakılan kimyasal miktarı ve su sarfiyatı en aza indiriliyor.


Cleaner Magazine Haber

Sealed Air Başkanı Dr. İlham Kadri, “Sürdürülebilirliğe” vurgu yaptı


Dr.lham KADRİ Avrasya’nın temizlik sektörü firmalarını bir araya getiren ISSA/Interclean Fuarı; Amerika,Hollanda, Meksika ve Polonya’dan sonra bu yıl ilk kez Türkiye’de yapılıyor. 25 Eylül perşembe günü kapılarını açan fuar, endüstriyel temizlik sektörü devlerini tek bir çatı altında topladı. WOW Hotel Convetion Center İstanbul’da gerçekleşen fuarda“Daha iyi bir yaşam tarzı yaratmak”vizyonu doğrultusunda tüm dünyada faaliyet gösteren Sealed Air iş birimi Diversey Care de yerini aldı.Avrasya temizlik endüstrisinin uluslararası ticaret fuarı olarak nitelendirilen ve iki yılda bir düzenlenen ISSA/Interclean fuarı’na bu yıl İstanbul ev sahipliği yapıyor.Sektörün önde gelen firmalarından 100 katılımcının standlarıyla yer aldığı fuar, yeni iş fırsatları ve iş birlikteliklerinin oluşmasına zemin hazırlayan uluslararası ticari bir platform olarak konumlanıyor.Fuar kapsamında iki gün boyunca sürecek olan ISSA/Interclean ve teshiad işbirliğinde gerçekleştirilen “II. Ulusal Temizlik Zirvesi”nin açılış konuşmasını yapan Sealed AirDiversey Care Başkanı İlham KADRİ sürdürülebilirliğe vurgu yaptı. Profesyonel temizlik ve hijyen ürün sistemleri sektöründe sürdürülebilirlik hedeflerinin nasıl belirleneceği konusunda konuşma yapan KADRİ, hukuki düzenlemelerin etkileri, inovasyon ihtiyaçları ve global temiz toplum konuları üzerine yoğunlaştı.
“Hijyen ve temizlik hayat için önemlidir”
“Öncelikle ISSA/ Interclean’e endüstriyel temizlik sektörünü böyle bir platformda bir araya getirdiği için teşekkür etmek isterim. Yükselen ekonomiler için bu tür organizasyonlar büyük önem taşıyor. “Hijyen ve temizlik hayat için önemlidir”. Yaşadığımız dünya bizim değil. Gelecek nesillere nasıl bir dünya bırakacağımız konusunda sorumluluklarımızı bilmemiz gerekiyor. Eğer doğal kaynaklarımızı böyle kullanmaya devam edersek 2050 yılında üç dünyaya daha ihtiyacımız olacak.Ancak tek bir dünyamız var, bu nedenle kaynaklarımızı kullanırken oldukça dikkatli davranmalı ve yeniden hayal edip, yeniden tasarlamalıyız” sözleriyle kaynak kullanımına değinen İlham Kadri, ülkelerin kaynak kullanımı dağılımından da bahsetti. Bu ülkeler içerisinde Türkiye, 1,4’lük bir oranla en fazla kaynak tüketen ülkeler arasında yer alıyor.Sealed Air’in, vizyonunda dahi sürdürülebilirliğin vurgulandığını söyleyen Dr. Kadri: “Sürdürülebilirliğe verdiğimiz önem, logomuzda yer alan üçgen şeklindeki Trilliant simgesinde dahi öne çıkmaktadır. Trilliant simgesinin üç kenarı; maliyette etkinlik, performans ve sürdürülebilirliği temsil ediyor. Sürdürülebilirliği ürün geliştirme süreçlerimize dahi entegre ediyoruz.Müşterilerimizin işlerinde performans ihtiyaçlarını karşılıyoruz, faaliyetlerinde maliyet etkinliği sağlıyoruz ve ölçülebilir sürdürülebilirlik faydaları sunuyoruz.Sürdürülebilirlik çalışmalarımıza bir örnek vermem gerekirse; WWF (Doğal Hayatı Koruma Vakfı)yaptığımız iş birliğinden bahsedebilirim.2008 yılında Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın İklim Koruyucuları Programı (WWF ClimateSavers Program) kapsamında sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik olarak önemli bir taahhütte bulunduğunda Diversey Care olarak bizler de 2008 yılında, 5 yıl içinde zararlı gaz emisyonlarını operasyonlarımızdan %8 oranında azaltacağımız taahhüdünde bulunduk. 2009 yılında ise, bu hedefi yükselterek oranı %25’e çıkarttık. 2013 yılı itibariyle ise bu taahhüdümüzü de yerine getirerek, sera gazı emisyonlarını önemli oranda azaltan projenin ilk iklim koruyucusu ortaklarından biri olduk” şeklinde konuştu.
Cleaner Magazine Haber