songülgüçlüel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
songülgüçlüel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Haziran 2017 Pazartesi

Endüstriyel Temizlik Sektörüne Yön Veren İş Kadınları İstanbul’da Bir araya Geldi

CLEANER MAGAZİNE, UBM NTSR & ISSA INTERCLEAN firması Ana Sponsorluğunda ,“ Endüstriyel Temizlik Sektörüne Yön Veren Kadınlar ”ını biraraya getirdi.

CLEANER MAGAZİNE, UBM NTSR & ISSA INTERCLEAN firması Ana Sponsorluğunda ,“ Endüstriyel Temizlik Sektörüne Yön Veren Kadınlar ”ını biraraya getirdi.
7 yılı aşkın süredir Endüstriyel Temizlik Sektörünün büyümesini, genişlemesini sağlamak için bilinen medya iletişiminin dışında bir çok organizasyonlara imza atan HK Grup Endüstriyel Temizlik Sektörünü her yönü ile tartışıldığı panelde yine bir ilke imza atarak Endüstriyel Temizlik Sektörüne Yön Veren Kadınlar’ ını bir araya getirdi.
Sadece Türkiye’de değil dünyada kadın yönetici olmak büyük emek ve çaba gerektiriyor. Etki alanı kuvvetli ve sözü geçen kadın lider olmak çok daha zor. Ancak son dönemde iş kadınları, Türkiye’nin dev Holding’lerinin kaptan köşkünde daha sık görülüyor, etkin sivil toplum örgütlerinde daha çok yönetici koltuğuna oturuyor. HK Pr & İletişim, Temiz TV ve Cleaner Magazine , ‘’Endüstriyel Temizlik Sektörüne Yön Veren Kadınları ‘’ araştırması da bu tabloyu gözler önüne seriyor.
Konuşmacı olarak davet ettiğimiz konuklarımızın, kadınların gücünün kaynağını ve etki alanlarını yer aldıkları şirketlerde yakaladıkları başarılarından görmek mümkün. Bu başarılı isimler, yarattıkları iş hacmi, istihdam ve büyüme ivmesiyle dikkat çekiyor. Bunun dışında gerçekleştirdikleri sosyal sorumluluk çalışmaları ve sektöründe sözü geçen isimler olmaları da onları Türkiye’nin ve dünyanın güçlü iş kadınları liginde ön sıralara taşıyor. Endüstriyel temizlik sektörünün zirvedeki iş kadınları, yeniliklere açık, analitik düşünen ve hedef odaklı liderlerinden bir araya gelmiştir. Büyük ciroları yöneten kadın üst düzey yöneticiler, aynı zamanda dünyanın en büyük şirketlerinin de Türkiye’deki yönetim koltuklarında oturuyorlar. Konuşmacı kadın yöneticiler, sadece Türkiye’nin değil, farklı ülkelerin de sorumluğunu üstlenmiş durumda. Kadınlar bugün ekonomiye güç verdikleri gibi bilimden akademik dünyaya farklı alanlarda arkalarına yeni nesil iş yapma rüzgarını da alarak bilime, teknolojiye, endüstriyel temizlik sektörüne de ilham veriyorlar.
HK Pr & İletişim, Temiz TV Ve Cleaner Magazine , Fikirleri ile dünyayı kendi alanlarında değiştiren “Endüstriyel Temizlik Sektörüne Yön Veren Kadınlarını ” 31/ 01 /2017 Tarihinde, Ataşehir İstanbul Marriott Hotel Asia’ da bir araya getirerek önemli bir başarı elde etmiştir.
Uzay Kimya / Sn. Sevda ARIKAN, Klüh MultiServices / Sn. Altınay GÖKŞİN, Euroclean / Sn.Nurcan GERMANİ, Eczacıbaşı / Sn. Müzeyyen PAMİR, Issa – İnterclean / Sn. Hatice DİNÇER, Has Kağıt / Sn. Aslı BÖRKLÜ, K.Ü. Doç. Dr. Sn. Arzu Yüce MORKOYUNLU / K.Ü.MEU Öğretim Gör. Sn. Ayfer KARACA, Cleaner Magazine Genel Müdürü Sn.Songül GÜÇLÜEL,Star Medya Grup Başkanı / Sn. Pınar BAHÇEKAPILI’ nın katılımı ile gerçekleşen panelimiz, samimi bir ortamda “Endüstriyel Temizlik Sektörüne Yön Veren Kadınları ‘’ ile önce kendi başarı öykülerini, 2017 büyüme mi / küçülme mi gerekli, Dünya’da Endüstriyel Temizlik Sektörü değişen şartlar ve stratejileri, sektörün sorunlarını, problemlerini ve ortak akıl ile bunları aşmak için birlikte neler yapabilirizi tartıştık.
Duayen Eğitimci Müzeyyen Pamir yaptığı açıklamada; Sektör için her zaman yapılacak işler olduğunu sadece istihdam değil bunun yanında eğitimin çok önemli olduğunu belirterek çeyrek asrı bitirdiğim bu meslekte hala yapılacak çok işler var ve gücüm yettiğince bu işleri yapmaya devam edeceğim dedi.
Klüh Multiservices CEO’su Altınay Gökşin ise, Alman ekolü olan bir firmanın Türkiye ayağını yönetmekteyim, firmamız eğitime çok önem vermektedir.Asla eğitim giderlerini bir huzuli ve boşa giden bir para olarak görmemekteyiz.Bizim firmamızda yönetici kademesi her zaman alttan gelinerek şekillenir.Sektörden operasyon müdürü,saha müdürleri asla almayız.Kendi bünyemizde çalışan arkadaşlarımızı yetiştiririz.Bunun da başarılı neticelerini almaktayız, dedi.
Sektöre yönelik çalışmaların daha da şekilleneceği bir daha ki buluşma tarihi olarak 19 Ekim 2017 tarihi kararlaştırıldı.
CLEANER MAGAZINE

TEPE SERVİS ve YÖNETİM GENEL MÜDÜRÜ CANAN ÇAKMAKCI ;



TEPE SERVİS, SEKTÖRÜNDE NANOTEKNOLOJİK DEZENFEKTAN KULLANAN İLK
VE TEK ŞİRKET


unnamed
Entegre tesis çözümleri ve tesis yönetiminde sunduğu hizmetler ile fark yaratan Tepe Servis ve Yönetim A.Ş, sekiz yıl gibi kısa bir sürede 8 bin kişiye yaklaşan çalışan sayısı, 200’ün üzerinde kurumsal müşteriyle yüzde 100 yerli bir şirket olarak dikkat çekiyor. Alışveriş merkezlerinden sitelere kadar binlerce kamusal alanın temizlik hizmetlerini gerçekleştiren Tepe Servis, Türkiye’de hizmete giren ilk üç şehir hastanesinin çalışmayı tercih ettiği şirket olarak, sağlık alanında da aranılan hizmet yüklenicileri arasında yer alıyor. Neredeyse her yıl yüzde 70’in üzerinde büyüme başarısı gösteren Tepe Servis, inovatif ürünleriyle de sektöründe öncü bir rol üstleniyor. Tepe Servis, yenilikçi temizlik hizmetleriyle kamu sağlığıyla yakından ilgili toplu kullanım alanlarında yüzde 100’e varan oranlarda hijyen sağlıyor. Ev tipi temizlik malzeme ve metotları ile toplu kullanım alanlarının temizliğinin beklenilen seviyede sağlanmasının çok zor olduğunu ifade eden Tepe Servis Genel Müdürü Canan Çakmakcı, sektörlerinde nanoteknoloji ürünü dezenfektan kullanan ilk ve tek şirket olduklarını söylüyor. Temizlik hizmetlerinde Sabancı Üniversitesi laboratuvarlarında geliştirilen nano teknolojik bir ürün olan Antimic’i kullandıklarını belirten Çakmakcı, bu sayede özellikle insanların yoğun bulunduğu alanlarda (okul, hastane, AVM, havaalanı vb.) geçiş mevsimlerinde sıklıkla karşılaşılan ve bulaşıcı hastalıklara neden olan mikroorganizmaların yok edildiğini anlatıyor.
 Tepe Servis ve Yönetim A.Ş, gelişim süreci hakkında bilgi verir misiniz?
Bilkent Holding’e bağlı olarak 2008 yılında, temizlik başta olmak üzere yönetim hizmetleri,
teknik bakım/işletim, bahçe bakım, opsiyonel hizmetler ve destek hizmetleri gibi “entegre
tesis yönetimi” kavramının kapsadığı tüm hizmetleri sunmak üzere kurulduk. Kısa sürede
kendi bünyemizde sunduğumuz hizmetler Çağrı Merkezi ve Akıllı Yemek Kartı
hizmetlerini de ekledik. Proje ihtiyaçları çerçevesinde özel güvenlik, elektronik güvenlik ve
catering hizmetlerini de diğer grup şirketlerimiz aracılığıyla sağlıyoruz. 8 bin kişiye
yaklaşan personel sayımız, 200’ün üzerinde kurumsal müşterimiz ile Türkiye’nin 81 ilinde
faaliyetteyiz. Hastaneler, AVM’ler, ofis ve plazalar, siteler, kampüsler, fabrikalar, banka
şubeleri, ATM’ler dahil olmak üzere binlerce noktada hizmet veriyoruz.
Mersin, Isparta ve Yozgat’taki Şehir Hastaneleri en büyük projelerimiz arasında yer
alıyor. Diğer büyük projelerimiz arasında Ankara’da Koç Kuleleri, Regnum Sky Tower,
Tepe Prime, İstanbul’da Buyaka AVM, Akasya AVM, 42 Maslak projeleri sayılabilir.
Temizlik hizmeti verdiğimiz Banka projeleri arasında Yapı Kredi, Ziraat Bankası,
Odeabank ve TFKB’yi sayabiliriz.
 Tepe Servis, müşterilerine hangi alanlarda hizmet sunuyor?
Tepe Servis’in faaliyetlerini beş temel kolda gruplayabiliriz: kurumsal temizlik hizmeti,
hastane misafir hizmetleri (resepsiyon, yönlendirme, oda destek ve taşıma dahil) ve
site/tesis yönetimi, çağrı merkezi hizmeti, akıllı yemek kartı hizmeti. Bazı projelerde
özellikle büyük çaplı projelerimizde bu beş alanın tümünde hizmet veriyoruz.
2010 da ilk temelleri atılan Çağrı Merkezi’miz halen, Ankara, Adana ve İstanbul’da
toplamı 5000 seat’lik kapasitesi ile Enerjisa, Multinet ve İDO gibi büyük ve kurumsal
şirketlerin çözüm ortağı olarak hizmet sunuyor.
Kurumsal temizlik tarafında ise çalıştığımız büyük bankalara ilaveten, İDO, BOSCH-
Bursa Tesisleri, Bezmialem Vakfı Hastaneleri gibi çok büyük kurum ve kuruluşları
sayabiliriz.
Tepe Savunma ve Güvenlik, Tepe İş Sağlığı ve Güvenliği, Tepe Güvenlik ve BCC
Catering bizim kardeş şirketlerimiz. Bilkent Holding Kurumsal Hizmetler Grubu şirketleri
olarak güçlerimizi birleştirip bir anda bambaşka bir güç olarak projelere imza atabiliyoruz.
Biz başarımızı bu çevik yapılanmamıza borçluyuz. Bütün şirketlerimizde hız odaklı,
pragmatik, duruma göre yapılanabilen, elindeki güçleri bu yönde kolaylıkla bir araya
getirebilen bir yapı söz konusu. Bu bizim en büyük avantajımız.
 Tepe Servis, AVM’lerden siteler kadar pek çok farklı alanda temizlik hizmeti
sunuyor. Bu alanda sektörünüzde sizi farklı kılan özellikler nelerdir?
Sektörümüzde nanoteknoloji ürünü dezenfektan kullanan ilk ve tek şirketiz. Tepe Servis
olarak sunduğumuz hizmetleri daha üst bir noktaya taşımak amacıyla Sabancı
Üniversitesi laboratuvarlarında geliştirilen nanoteknolojik bir ürün olan Antimic’i temizlik
hizmetlerinde kullanıyoruz.
Ürün, uygulandığı tüm yüzeylerde, bilinen bakteri, virüs ve mikropların yüzde 99’unu yok
eden ve üremelerini durduran, güçlü etkiye sahip antimikrobiyal bir koruyucu. Antimic’in
en önemli özelliklerinden biri, uygulandığı yüzeyleri renksiz, kokusuz ve toksik olmayan
nano boyutta küçük kalkanlar ile kaplayarak, bakterilerin tutunmasını engellemesi ve
üremelerine engel olması.
Yapılan testler sonucunda Antimic’in mikropları büyük ölçüde yok edip uzun süre koruma
sağladığı görüldü. Özellikle genel alanlar gibi farklı ve birçok insanın kullandığı, kış ayları
ve geçiş mevsimlerinde sıklıkla karşılaştığımız bulaşıcı hastalıklara neden olan
mikroorganizmaları yok eden Antimic sayesinde ekstra dezenfeksiyon için ek bir kimyasal
kullanımına gerek kalmıyor. Bu şekilde ekstra insan gücü ve kimyasal kullanımının önüne
geçilirken, verimlilik de sağlanıyor.
 Bu inovatif ürün hangi alanlarda uygulanabiliyor?
Sunduğumuz temizlik hizmetlerinde ürünün kullanımını arttırarak (hastaneler,
ambulanslar, okullar, oteller, AVM’ler vb.) tüm alanlarda, insan sağlığını tehdit eden
bakteri ve virüslere karşı tamamen hijyenik bir yaşam alanı sunabiliyoruz. Antimic
kullanımı ile ortak kullanılan tuvaletler, tuvalet kapı kolları, musluk başları, rezervuar ve
klozet kapakları, asansör butonları, turnikeler, yürüyen merdiven bantları, foodcourd
masa ve sandalyeleri vb. alanlarda, toplu yaşamın getirdiği olumsuzluklardan biri olan,
insan sağlığını tehdit eden çapraz bulaşma denilen risk faktörünü en aza indirgiyor. Ürün
hemen hemen her yüzeye uygulanabiliyor. Antimic, hijyen sağlanacak yüzeyi kaplayarak,
her türlü mikrop ve bakteriye karşı uzun süreli koruma sağlıyor.
 Ürün, uygulandığı yüzeylerde ne kadar süreyle koruma sağlıyor?
Antimic’in kalıcılığı ortalama 60 gün. Ancak Tepe Servis olarak bu süreyi 30 gün ile
sınırlandırıyoruz.
 Müşteri memnuniyeti doğrultusunda ürünün kullanım alanları
yaygınlaştırılabilir mi?
Rahatlıkla yaygınlaştırılabilir. Hâlihazırda projelerimizin yüzde 80’inde Antimic’i
kullanıyoruz. Geçtiğimiz aylarda hizmete giren Türkiye’nin ilk üç şehir hastanesinde bu
ürünümüzü kullanarak, temizlik hizmetini yüzde 100 hijyen hale getiriyoruz.
Ayrıca Antimic tekstil uygulamasında en az 30 yıkamada yüzde 99 antimikrobiyal özellik
gösteriyor. Tekstile uygulama üretim aşamasında en son aprede ek bir süreç maliyeti
olmadan gerçekleşebiliyor. Bu da bize piyasada ki ürünlere kıyasla sağlıklı ve ekonomik
bir çözüm sunuyor.
Antimic’in ağır metal ve gümüş içermemesi, doğa dostu olması, zehirli madde ve
kimyasal kalıntı bırakmaması, kanserojen etkisi olmayan bir formüle sahip olması,
kokusuz olması, kullanılan bölgede iz bırakmaması müşteri memnuniyetini ve kullanım
alanını artıran etkenler arasında yer alıyor.
CLEANER MAGAZINE

Söke Belediyesi Serçin Yıldızını Bir Kez Daha Parlatacak

Söke’ye bağlı Serçin mahallesinde yılan balığı şenliği bu yıl 3. kez yapılacak.

Yılanbalığı başta olmak üzere balıkçılığın başlıca geçim kaynağı olduğu Söke’ye bağlı Serçin mahallesinde yılanbalığı şenliği bu yıl 3. kez yapılacak.
Söke Belediye Başkanı Süleyman Toyran ve yönetiminin göreve gelmesinden sonra Söke ve çevresinin yanında yöresel ürünlerin tanıtılmasına yönelik gerçekleştirilen şenlik ve festivallerden biri de Serçin Yılanbalığı Şenliği. Şenlik için Söke Belediyesi hazırlıkların son aşamasına geldi. Serçin Yılanbalığı Şenliği’nin 26 Mart 2017 Pazar günü gerçekleşmesi planlandı.
Meksika’dan Söke’ye mucizevi bir yolculuk gerçekleştiren yılanbalıklarının yanında Bafa Gölüne kıyısında bulunan Serçin Mahallesi’nin doğal güzelliklerini de tanıtan şenlik, geçtiğimiz yıllarda yoğun katılımıyla dikkat çekmişti. Beşparmak (Latmos) Dağları’nın gizemi, geleneksel köy yaşantısının günümüze yansıması, Bafa Gölü’nün balık başta olmak üzere göçmen kuşlara ev sahipliği yapmasıyla Serçin, Söke’nin mahalleleri arasında özel bir yere sahip.
  1. Serçin Yılanbalığı Şenliğinde bu yıl da ücretsiz yılanbalığı ikramının yapılacağı öğrenilirken; şenlikte halk oyunları ekiplerinin gösterileri, Karşıyaka Belediyesi Bandosu gösterisi, TRT THM Sanatçısı Sebahattin Gülümser Konseri yer alacak. İnteraktif oyunlar ve çeşitli aktivitelerin yer alacağı şenlikte el emeği ve organik ürün pazarı da olacak. Şenlik günü Söke’den Serçin’e, Serçin’den Söke’ye yine servis araçları görev yapacak.

sercin 2017 A3 afis
CLEANER MAGAZINE

SÖKE’DE TEMİZLİK HİZMETLERİNDE YENİLİKLER DİKKAT ÇEKİYOR



Söke Belediye Başkanı Süleyman Toyran; “Hizmet alanı ve nüfus yoğunluğu değişen Söke’de temizlik işleri anlayışı da değişti.
dezenfekteTEMİZLİK HİZMETLERİNDE YENİLİKLER2
2016 yılı ile birlikte Söke Belediyesi temizlik ve çöp toplama hizmetlerinde yeni bir dönem başladı. Çöp toplama hizmetlerinde kullanılan araç filosu yenilenirken, bu yenilik hareketinden ilçedeki çöp konteynırları da nasibini aldı. 2016 yılı başından itibaren 5 adet 15 metreküp kapasiteli, 4 adet 7 metreküp kapasiteli çöp toplama kamyonu ile bir adet de atık toplama aracı hizmet vermeye başladı.
Diğer taraftan ilçe merkezindeki çöp konteynırları yenilenirken, eski köy ve beldelerden oluşan yeni mahallelerde de çöp konteynırları yenilendi ve sayıları arttırıldı. Özellikle yeni çevre mahallelerle hizmet alanı artan Söke Belediyesi temizlik hizmetlerinde kullanılmak üzere, 2017 yılında bir adet daha çöp toplama aracı ve Bin adet çöp konteynırı alınması planlanıyor.
temizlik islerinde carpıcı rakamlar1
“Günlük Ortalama 122 Ton Çöp”
Büyükşehir yasası ile birlikte 49 mahalleye hizmet veren Söke Belediyesi 2016 yılında toplam 44 Bin 95 ton çöp topladı. 117 Bin nüfusa hizmet veren Söke Belediyesi günlük ortalama 122 ton çöp topluyor. İçinde çöp toplama ve süpürme araçları olmak üzere 30 araçlık filo ile hizmet veren Söke Belediyesi 2016 yılında Söke merkeze 457, eski belde ve köylere Bin 359 adet yeni konteynır yerleştirildi. Söke merkezde 10 adet yeraltı konteynırı da hizmet veriyor. Söke’de toplam 3 Bin 139 konteynır ile hizmet veriliyor. Çöp konteynırlarının sayısının arttırılacağı, özellikle eski belde ve köylerde değişimlerin devam edeceği belirtiliyor.
“Geri Dönüşümde Başarılı Çalışma”
Geri dönüşüm konusunda duyarlı çalışmaları ile dikkat çeken Söke Belediyesi, Söke’nin çeşitli noktalarına atık ayrıştırma ve ambalaj toplama kutularının sayısını da arttırdı. Söke Belediyesi 2016 yılında toplam 5 Bin 605 ton ambalaj atığı, Bin 250 ton ise atık topladı. Atık pil toplama kampanyalarına devam eden Söke Belediyesi 2016 yılında toplam Bin 880 Kg atıl pil toplamayı başardı. Ev ve iş yerlerinden toplanan atık yağları da ekonomiye kazandıran Söke Belediyesi 2016 yılında toplam 690 Kg bitkisel atık yağ topladı.
“Çevre Konusunda Eğitimler”
Okullar başta olmak üzere çevre ve geri dönüşüm konusunda eğitim toplantıları düzenleyen Söke Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü, çevre mahallelerin tümüne çevreye duyarlı olmayı hatırlatan panolar yerleştirdi. Mobil faraş ekibini 2016 yılında hizmete geçiren Müdürlük, belirlenen program dahilinde temizlik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Göreve gelmesinin ardından araç filosuna yapılan takviyelerle temizlik işlerinde yeni dönem başlayacağını söyleyen ve bunu gerçekleştiren Söke Belediye Başkanı Süleyman Toyran; “Hizmet alanı ve nüfus yoğunluğu değişen Söke’de temizlik işleri anlayışı da değişti. Elbette eksiklikler olacaktır. Ancak gelen şikayet ve talepler oranında eksikliklerin giderilmesi için çaba sarf ediyoruz.Vatandaşlarımızın da ilçemizin temizliğine katkı sağlamasını istiyoruz. Birlikte yaşadığımız kenti temiz tutmak çok önemli” dedi.
CLEANER MAGAZINE

17 Ocak 2017 Salı

Şişli Mesleki ve Anadolu Teknik Lisesi öğrencileri ABD’de düzenlen Robot yarışmasına hazırlanıyor.


Ülkemizin 5000 i aşkın öğrencisi ile en büyük okullarından olan, yaptığı işbirliği ve farklı çalışmaları ile adından sıkça söz ettiren, 23 özel laboratuvarı ile gerek Ülkemize gerekse tüm Avrupa, Balkanlara örnek olmuş, Sektör ile işbirliğinde Mesleki ve Teknik eğitime çığır açmış bir okulumuz. 1960 yılında kurulan ve kurulduğu günden bu güne On binlerce mezun vermiş, verdiği mezunlar Türk sanayisinin temel taşı ve motor gücü olmuş, istihdam oluşturmuş sanayimizin gelişmesinde dolayısıyla ülkemizin kalkınmasında çok büyük rol almıştır. Zaten Okul Müdürünün; Okulun web sayfasındaki “Bizler Şişli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olarak bizi biz yapan  değerlerimizi, gelenek ve göreneklerimizi milli kültürümüzü, birlik ve beraberliğimizi koruyarak evrensel ve bilimsel yolları kullanarak ülkemizin gelişmesi ve kalkınması için bilgi, beceri ve yetkinliklere sahip nitelikli insan gücü yetiştirmeye gayret ediyoruz. Günümüzde hızlı teknolojik değişim, gelişim ve kültürel yapılaşma süreci iş dünyasını etkilediği gibi ülkelerin  güçlü olmasında da etken olmaktadır.
Bu durum “topluma faydalı, Türk sanayisine katkıda bulunabilecek, bilgi ve beceriye dönüştürebilecek, mesleki eğitime ihtiyaç duyan herkese, teknolojik gelişmeleri takip ederek aile ve sektörle işbirliği içerisinde, sosyal yönü güçlü kılan teknik ve mesleki eğitimi vermek” misyonu ile hareket eden okulumuzu önemli kılmaktadır” mesajı; okulun misyonunu bir nebze de olsa açıklamaktadır. İşte bu okul aynı zamanda yurt dışındaki yarışmalarda ülkemizi temsil etmektedir. Bu yarışmalardan biri de 2016 yılında ABD’de ve ülkemizde düzenlenen ve dünyanın en prestijli robot yarışması olarak kabul edilen FRC’de ödül alan Şişli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri yeni başarılara imza atmak istiyor. 2016 yılında Şişli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ABD’de düzenlenen First Robotic Competiton’da (FRC) “Rookie Inspiration Award-İlham veren takım” ödülünü aldı. Ödül, yarışmaya ilk kez katılan ve başarılı olan takımlara veriliyor. Şişli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 2015 yılında ilk defa Türkiye’de yapılan ve 23 lisenin katıldığı ön değerlendirme niteliğindeki yarışmada da dağıtılan toplam 8 ödülden 3 ödülü alarak finalist olmuş ve Fikret Yüksel Vakfı tarafından yarışmaya katılan başarılı okullara verilen 6 bin ABD doları tutarındaki para ödülüne layık görülmüş. Bu yarışmayı kısaca tanımlamak gerekirse:
FIRST® Robotics Competition 1992 yılından beri Amerika Birleşik Devletleri merkezli olarak düzenlenmekte olup, klasmanındaki en prestijli robot yarışı olarak kabul ediliyor. Yapılan etkinliklerde, öğrenci gruplarının belirli kurallar çerçevesinde belirlenen takım kurmaları ve sonucunda da belirlenen limitler dâhilinde bir maliyeti aşmayacak şekilde yarışacak bir robot programı geliştirmeleri isteniyor. RC’nin en önemli özelliği, öğrencilerin ders dışı bir alanda birlikte iş yapma, takım kurma özelliklerinin ve yaratıcılıklarının geliştirmesi. Bu nedenle geliştirilen robotlar sadece teknik açıdan değerlendirilmiyor, her robot bir proje olarak ele alınıyor ve planlama, tanıtım, sponsorluk görüşmeleri, ekip koordinasyonu, yardımlaşma, iş güvenliği açılarından ayrı ayrı değerlendiriliyor. Her yıl farklı bir konseptle yarışmaya katılan öğrencilere ana tema dünyanın her yerine aynı gün, aynı saatte ABD’den iletiliyor. Yarışmaya katılan öğrencilerin tümüne aynı parçalar gönderiliyor. Bu yıl gerçekleştirilen FRC yarışmasına katılan öğrenciler robotu inşa ederken mühendislik becerilerini göstererek en gelişmiş robotu imal etmeye çalışıyor. RC’ye ilgi her yıl artıyor. Takımlar bu çalışmaları yaparken tüm giderlerini sponsorlar vasıtasıyla gerçekleştirmektedir. IstanBulls takımı da 2016 yılı yarışmasına ABD’de 10 öğrencisi ile sponsorları desteği ile katıldı. 2017 yılı için destek arayan takım yeni başarılar imza atıp ülkemizi gururlandırmak istemektedir.
Daha başarılı sonuçlar almak istiyoruz
FRC Robot yarışmasında Okulu ve Türkiye’yi başarıyla temsil eden Şişli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Öğrencileri; Biz, okul olarak birçok Uluslararası yarışmalarda ülkemizi temsil etmekten onur duyuyoruz. Bu, çok gurur verici bir durum. İlk kez katıldığımız bu yarışmada Hem Türkiye ayağında hemde ABD de çok önemli bir başarı kazandık. Takımımız yarışmaya hazırlık aşamasında gece gündüz çalıştık ve ABD’de çok iyi bir performans ortaya koyduk. İstiklal marşımızı ABD’ de okuduk. Tüm tribünler bizi ayakta alkışladı. Takımımızın Ödül seremonisinde seyircilerin alkışı görülmeye değerdi. Bu başarıda emeği geçen herkese, bizlerin bu yarışmaya katılması için destek sunan sponsorlarımıza teşekkür ediyoruz. Özellikle başta Okul müdürümüz Yakup ALP olmak üzere tüm idareci ve öğretmenlerimiz bize çok destek oluyor, bizi motive ediyor, gün geliyor gece 12 ye kadar çalışıyoruz. Yeterli desteği bulursak önümüzdeki dönemlerde de ülkemizi ABD’de temsil etmek ve ilk deneyimizden yola çıkarak daha başarılı sonuçlar almak amacındayız.” dedi. Yarışmaya katılan bir başka öğrenci; “Bu bizim için çok önemli bir deneyim oldu, hem bilgimiz, hem birlikte iş yapma yeteneğimiz, hem de özgüvenimiz arttı. ABD den döndükten sonra yabancı dilin ne kadar önemli olduğunu gördük ve şimdi İngilizce çalışıyoruz. Yine bir araya gelip, bilimsel bir çalışma yaptığımızda neleri başarabileceklerimizi gördük. Hatta bu vesile ile robot eğitimi içerikli cep telefonları için Android uygulama tasarladık ” dedi. Elektrik- Elektronik alanı son sınıf öğrencisi IstanBulls takım kaptanı Doğukan Çetinerler “IstanBulls takımı olarak elimiziden gelenin en iyisini yapmak için çabalıyoruz. Takımımız tamamen sponsorluk bütçeleri ile hazırlanmakta ve bu yıl için de sponsor arayışlarımız devam etmektedir. Desteklerinizi bekliyoruz” şeklinde konuştu. Bu arada Okulun motor alanı öğrencilerinin de her yıl Avrupa’nın en iyi 11 Meslek okulunun katıldığı “Uluslararası Motor Teknisyenliği” yarışmasında Ülkemizi temsil ettiğini, başarılı sonuçlar aldıklarını öğrendik.
Hatta bu yarışmaya katılan öğrenciler öğretmenleri ile birlikte yarışma için kendileri okulda istasyon oluşturduklarını ve bu istasyonları aynı zamanda eğitim aracı olarak kullandıklarını öğrendik.
CLEANER MAGAZINE

Özel güvenliğe 15 Temmuz ayarı


ÖZEL güvenlik sektörüne 15 Temmuz ayarı yapıldı. 680 sayılı KHK’nin 6. maddesiyle Özel Güvenlik Hizmetleri Kanununda bir dizi değişiklik yapıldı. Düzenlemeyle birlikte valilere, AVM’ler başta olmak üzere özel güvenlik izni verilen yerlerde alınan tedbirlerin arttırılmasına karar verme yetkisi verildi.

Özel güvenlik şirketlerinin kurucu, yönetici, eğiticileriyle ortaklarında aranan şartlara ‘güvenlik soruşturması olumlu’ olmak hükmü eklendi. Özel güvenlik görevlileri hakkında, silah taşısın taşımasın, 5 yılda bir kimlik yenileme sırasında yapılan güvenlik ve arşiv soruşturması, gerekli hallerde bu süre beklenmeksizin yapılabilecek. Böylece halen sektörde çalışan 320 bin özel güvenlikçi yeniden arşiv ve güvenlik soruşturmasından geçebilecek.
KHK ile kanunda yapılan değişiklikle, soruşturması olumlu olmayan bu kişiler özel güvenlik şirketinin kurucu, yönetici, eğiticisi veya tüzel kişi ortağının yetkili temsilcisi olamayacak. Ayrıca bir alanda 15 kişiden fazla güvenlik görevlisi çalışan yerlerde en az bir güvenlik sorumlusu olması gerekecek.
Güvenlik sorumluları en az iki yıllık üniversite mezunu olacak. Valiler kamuya açık alanlarda, AVM’ler, konserler, spor karşılaşmaları gibi özel güvenlik izni verilen yerlerde alınan tedbirleri yetersiz bulup, artırılmasını isteyebilecek.
İL DIŞINDA SİLAH İÇİN İZNE GEREK KALMADI
Yapılan bir başka değişiklikle koruma olarak silah taşıma yetkisi olan özel güvenlik görevlileri, korudukları kişiyle birlikte oldukları sürece il değiştirdiklerinde valiliklerden izin alma zorunluluğu kaldırıldı. Ayrıca yanlarında korudukları kişi olmaksızın il sınırları içinde silah taşıyabilecekleri hükmü getirildi.
Özel güvenlik kimlik kartını başkasına kullandıranlara verilen para cezası bin liradan 3 bin liraya çıkarıldı. Özel güvenlik görevlisini koruma ve güvenlik hizmetleri dışında başka bir işte çalıştıran, üniforma giydirmeyen kurum ve kuruluşlara her tespit için 3 bin lira para cezası verilecek.
POLİSE DİRENENİN KİMLİĞİ İPTAL OLACAK
Genel kolluk kuvvetlerine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla direnen veya kullanan ya da tehdit eden özel güvenlik yöneticisi ve görevlisi ile ateşli silahını bu kanuna aykırı veya görev alanı dışında kullanan, görevi dışında üniforması ile toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katılan özel güvenlik görevlilerinin kimlik kartları iptal edilecek ve bir daha özel güvenlik alanında çalışamayacak.
TERÖRLE İRTİBATI OLAN KAPATILACAK
Yine yasada yapılan değişiklikle amacı dışında faaliyet gösterdiği veya suç kaynağına dönüştüğü ya da terör örgütlerine aidiyeti, irtibatı ya da iltisakı bulunduğu tespit edilen şirketlerin faaliyet izni iptal edilecek. Bu şekilde faaliyet izni iptal edilen şirketlerin kurucu, temsilci ve yöneticileri özel güvenlik alanında faaliyette bulunamayacak.
60 bin çalışanıyla özel güvenlik sektörünün en büyük temsilcisi olan Güvenlik Servisleri Organizasyonları Derneği (GÜSOD) Başkanı Murat Kösereisoğlu, KHK değişikliklerinin KayseriBeşiktaşReina terör saldırılarıyla ilgili olmadığına dikkat çekti. Kösereisoğlu, şöyle konuştu:
REİNA İÇİN DEĞİL 15 TEMMUZ İÇİN YAPILDI
“Geçtiğimiz 6 ayda ortaya çıkan ve olması gereken değişiklikler bu KHK ile yapıldı. Sözkonusu düzenleme genel hatlarıyla koruma seviyesinin arttırmaktan ziyade 15 Temmuz sonrası yaşanan sürece istinaden yapılan düzenlemeleri içeriyor. Özel güvenlik sektörünü, şirketlerini, yöneticileri ve özel güvenlik çalışanlarının kontrol altında tutulmasını amaçlanıyor. Bu konuda şimdiye kadar bir suistimal sözkonosu değil dolayısıyla, bu değişiklikler bir suistimale istinaden değil, olası durumlara karşı tedbir amaçlı yapıldı.
ÖZEL GÜVENLİKLE TERÖR ÖNLENEMEZ
Özel güvenliğin silahlı olarak eğitim öğretim kurumları, sağlık tesisleri, talih oyunları, özel toplantı ve gösteri yerleri, içkili yerlerde silahlı görev yapamazlar maddesi halen duruyor. Bu maddenin tamamında değil ama belki bir kısmında sınırlı değişiklik yapılabilirdi. Stratejik tesisler ve kamuya açık alanlarda, özel güvenlik isteğe bağlı değil, zorunlu kılınabilirdi. Örneğin konser, spor karşılaşması, Reina gibi eğlence alanlarında özel güvenlik tedbirleri zorunlu olabilir. X-ray cihazı, kapı dedektörü, elemanların eğitimi, güvenlik kamerası gibi önlemler zorunlu olabilir. Ama öbür taraftan özel güvenliği görevi küçük asayiş olaylarının ötesine geçti. Şimdi terör konuşuyoruz. Bize boyumuzu aşacak misyon yüklenmesi doğru değil. Özel güvenliğe terör misyonu yüklenemez. O nedenle silah kullanımının yaygınlaşmasını doğru bulmuyoruz. Kapıya gelmiş terörü özel güvenlikle önleyemezsiniz. Belki eğitimleri artırarak hasarını azaltırsınız ama silah kullanımının yaygınlaşması başka sonuçlara neden olabilir. Masum insanların ölümüne, yaralanmasına ya da silahların amacı dışında suç örgütlerinin eline geçmesine neden olabilirsiniz. Bu nedenle silaha ilişkin düzenlemelerde dikkatli olmak gerekir.
VALİ AVM GÜVENLİĞİNİ ARTIRABİLECEK
Valilikler liman, gümrük, gar, spor müsabakası gibi sınırlı yerlerde alınan özel güvenlik tedbirlerinin artırılmasını isteyebiliyorken KHK ile yetkileri genişletildi. Buna göre özel güvenlik izni verilen yerlerin tamamında alınan tedbirleri yetersiz gördüklerinde valiler, ek önlem alınmasını isteyebilecek. Örneğin market, AVM, hastane, havalimanı gibi özel güvenliğin hizmet verdiği yerlerde tedbirlerin eksikliğini gördükleri takdirde valiler, daha fazla önlem alınmasını isteyebilecek.
Özel güvenlik görevlilerini çalıştıkları her birimde özel güvenlik sorumlusu bulunmuyordu. Eklenen bir fıkrayla hem şubelerinde, hem de kadrosu 15 kişi ve üzerinde olan yerlerde bir güvenlik sorumlusu belirlenmesi şartı getirildi. Böylece AVM’ler gibi 15 kişiden fazla güvenlik görevlisinin çalıştığı yerlerde en az ön lisans mezunu güvenlik sorumlusu istihdam edilecek. Bu da yaklaşık 5 bin kişinin bu konuda görevlendirilmesini gerektirecek.
Ayrıca özel güvenlik görevlilerinin sendikalı olmalarına karşı bir engel yoktu ama güvenliğin temini amacıyla grev yapmaları yasaktı. Grev yasağına uymayan güvenlik görevlisine engel yoktu. Bu yasayla grev yapan güvenlik görevlilerine cezai yaptırım geldi. 6 ay boyunca görev yapmalarına izin verilmeyecek.”http://www.hurriyet.com.tr/
CLEANER MAGAZINE

Sofra/Compass Group Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Nihat Kartal,Türkiye’de toplu yemek sektörü, yıllık 20 milyar TL’lik bir ekonomik değere sahip.


Sofra Grup’un %100 sahibi olan Compass Group PLC, dünyanın en büyük yiyecek, içecek, servis ve organizasyon kuruluşu.Sofra/Compass Group Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Nihat Kartal ile sektörü ve 2017 hedeflerini konuştuk.
Toplu yemek sektörünün Türkiye’deki konumu nedir? Sizin sektöre kazandırdıklarınız neler?
Türkiye’de toplu yemek sektörü, yıllık 20 milyar TL’lik bir ekonomik değere sahip. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan gıda üretim izni almış 5.000 işletme mevcut ve 400.000 kişiye istihdam sağlanıyor. Ekonomiye katkısı oldukça yüksek ve son yıllarda en hızlı büyüyen sektörlerin başında geliyor diyebiliriz. Tabii ki burada dünyada yaşanan ekonomik gelişmelere bağlı olarak her alanda ortaya çıkan küresel rekabetin hazır yemek sektöründe de kendini gösterdiğinin altını çizmek gerek. Sofra/Compass Group olarak toplu yemek sektöründe Türkiye’de açık ara lider durumdayız.
Sektörde bizi farklı kılan en önemli özelliklerimizden birisi deneyimli insan ve operasyonel gücümüzü doğru kullanmamız. Bunlarla birlikte çözüm odaklı yönetimimiz, sorunlardan kaçmamamız ve müşteri beklentilerini doğru yönetmemiz, grubumuzun başarısındaki ciddi etkenlerdir.
Türkiye çapında 81 ilde, 3000 farklı lokasyonda Türkiye’nin her yerine hizmet götürüyoruz. Toplu yemek hizmeti verdiğimiz kuruluşların kendi tesislerinde kurduğumuz mutfaklarımızdan ve Türkiye genelindeki 5 merkezi üretim tesisimizden günde toplam 1 milyon öğün yemek üretimi gerçekleştiriyoruz.
Yılda yaklaşık 250 milyon öğün yemek üretimine tekabül eden bu verilerden yola çıkarak tüm Türkiye’yi yılda 3 defa beslediğimizi söyleyebiliriz. 22 binden fazla çalışanımızla sektörün en büyük firmasıyız ve Türkiye’de özel sektörde sanayi kuruluşları arasında en büyük 3’üncü işveren olmamız da istihdama sağladığımız katkının en önemli kanıtı ve bundan gurur duyuyoruz.
Sofra Compass Group’un dünyadaki konumundan bahseder misiniz? Yaptığınız çalışmalar neler ve ulaşmak istediğiniz nokta nedir?
Sofra Grup’un %100 sahibi olan Compass Group PLC, dünyanın en büyük yiyecek, içecek, servis ve organizasyon kuruluşu. Compass Group PLC, 50 ülkede, 50 bin farklı lokasyonda, yıllık 19,9 milyar Pound cirosuyla ve 500 binin üzerinde çalışan personeliyle hizmet sunan dünyanın 6. büyük işvereni. Londra Menkul Kıymetler borsasına kote ve hisseleri FTSE 100 içinde işlem görüyor. 2015 yılında Fortune “Global 500” sıralamasında ise Compass Group dünyanın en büyük 418. kuruluşu olarak listelendi.

Sofra/Compass Group Türkiye olarak EUREST ve OBASAN markalarımızla iş merkezlerine ve fabrikalara, SCOLAREST markamızla eğitim kurumlarına, MEDIREST markamızla da sağlık kurumlarına toplu yemek hizmeti veriyoruz. EUREST SERVICES ile tesis işletim, bakım ve onarım, temizlik, iç taşıma ve depolama, idari ve ofis destek, açık alan ve çevre bakım gibi destek hizmetleri, EUROSERVE GÜVENLİK markamızla da koruma ve güvenlik hizmetleri sunuyoruz. Türkiye’nin 81 ilinde, 3 bin farklı lokasyondayız.
Bugün Compass Group içinde, 50 ülke arasında ilk 7’deyiz. Avrupa’da ise ilk 3’te yer alıyoruz. Bu da Türkiye olarak çok başarılı çalışmalara imza attığımızın bir göstergesi.
Şu ana kadar hayata geçirdiğiniz ve ileride gerçekleştirmek istediğiniz projelerden bahseder misiniz?
Sofra/Compass Group Türkiye olarak tarladaki ürününü hak ettiği fiyata satmakta zorlanan çiftçileri sevindirecek bir karara imza attık. 2015 yılında 500 milyon TL’lik gıda alımı yapan şirket anlaşmalı platformlar vasıtasıyla meyve ve sebzeyi doğrudan çiftçiden almaya başladık. Bu kararla hem çiftçiye destek olduğumuzu hem de kendi maliyetlerimizi dengelediğimizi söyleyebilirim. Türkiye’nin dört bir yanındaki çiftçilerle anlaşma yaparak daha tarladayken ürünlerini alma garantisi verdik. Anlaştığımız çiftçiler tarlalarını Sofra/Compass Group Türkiye için ekiyor. Biz de onlara gerekli desteği sağlıyoruz. Ürün alma garantisi veriyoruz ve ödeme planları yapıyoruz. İsteyen üreticiye ön ödeme yapıyoruz ve böylece gerekli tohumu ve gübreyi almalarını sağlıyoruz. Tohumun tarlaya atılmasından ürünün mutfaklarımıza gelişine kadar her aşamada çiftçiye destek oluyoruz. Çiftçi de böylelikle ürünümü kime satacağım, kaça satacağım endişesinden de kurtuluyor. Şimdiye kadar bu platformlar vasıtasıyla 450 çiftçiyle anlaşmalı üretim yaptık. Türkiye’nin dört bir yanındaki çiftçilerden alınan meyve ve sebzeler lojistik partnerimizin 6 deposunda toplanıyor. Yılda 500 milyon TL’lik gıda alımı yapıyoruz. Sebze ve meyve ile başladığımız doğrudan gıda alımını kademeli olarak diğer ürün gruplarında da uygulayacağız. Gıda fiyatları ciddi oranda artmıştı. Bu duruma yönelik tedbir almamız gerekiyordu ve tarladan ürünü almamız en doğru yöntemdi. Çiftçi ile anlaştığımız için aracı sayısı düştü. Çiftçi ürününü hak ettiği fiyata ve alım garantisi ile satıyor. Biz de maliyetlerimizi kontrol altına aldık. Dolayısıyla rekabet gücümüz arttı. Bu durum elbette müşterilerimize de olumlu yönde yansıyor.
2016 yılı sizin için nasıl geçti? Yeni yıl ile birlikte, Sofra Compass Group birtakım yeniliklere imza atacak mı?
Başarılı bir yıl geçirdiğimizi söyleyebilirim. Londra’da bir araya gelen Compass Group Avrupa Bölge Liderlik Ekipleri toplantısında Türkiye, ‘’Yılın En Başarılı Ülkesi’’ seçildi. Bu bizim için çok gurur verici.
2016 yılında toplu yemek hizmetinde geçtiğimiz yıla göre %10, destek hizmetlerinde ise %23 büyüme kaydettik. Toplu yemek hizmetlerinden aldığı %20’lik pay ile en hızlı büyümeyi gerçekleştiren eğitim sektörü oldu. Bu sektörü öne çıkartan, anaokulundan üniversiteye kadar hizmet veren tüm Eğitim Kurumları oldu. Destek hizmetlerde ise iş merkezleri ve fabrikalar en fazla payı alanlar olarak dikkat çekti.
2017 için beklentilerimiz pozitif. Son 8 yıldır, global olarak her yıl çift haneli büyüyen bir grubuz. Türkiye’de 5 büyük merkezi üretim tesisi ile 1.200’e yakın mutfağı olan şirketimizin 2017 projeksiyonuna baktığımızda 1,4 milyar TL’lik ciro ve yine çift haneli büyüme hedefliyoruz.
Son olarak eklemek istedikleriniz neler?
2017 yılında teknolojik anlamda da büyük yatırımlar yapıyor olacağız. Bu anlamda temizlik hizmetleri sunan markamız Eurest Services ile ilgili olarak ciddi çalışmalarımız var. Eurest Services ile 5000’i aşkın kadromuzla birbirinden farklı sektörlerdeki kurumlara temizlik hizmeti sağlıyoruz. Fabrikalar, plazalar, iş merkezleri, AVM, hastane, okullara hizmet veriyoruz. Günlük ofis temizliğinden endüstriyel teknik temizliğe kadar uzanan geniş bir yelpazede temizlik hizmetlerimizi sunuyoruz. 81 ilde yaklaşık 1200’e yakın projemiz var. Bu projelerle Türkiye’nin her yerindeyiz.
Müşterilerimize özel çözümler geliştirmeden önce işletmelerin ihtiyaçlarını ve hizmetin verileceği sahayı değerlendirmeye zaman ayırıyoruz. Uzmanlarımız, bu değerlendirme sonucunda kaliteli ve ihtiyaca uygun maliyetli temizlik programları sağlamak amacıyla yöntem, ekipman ve çalışma programları öneriyor. Süreçlerini ve maliyet optimizasyonunu bir araya getiren, Cleanovate sistemini kullanmaktayız.Bu sistemle Hizmet Sözleşmelerine (SLA) uygun ,çalışma performansını belgeleyerek (KPI) ları esas alarak, müşterilerimize profesyonel bir temizlik konsepti sağlıyoruz. Eurest Services,   sürdürülebilir ve yüksek kaliteye sahip hizmetlerini sunmayı amaçlamaktadır. Kullanmakta olduğumuz bu sistem ile nerede olursak olalım her zaman hizmet verdiğimiz lokasyonlar hakkindaki tüm bilgilere müşterilerimizle birlikte ulaşmamızı sağlamaktadır. Bu sistem sayesinde;
Kalite Kontrollerimizi basit bir sekilde yapabiliyoruz. Internete bağlanabilen tüm cihazlarla cleanovate sistemi üzerinden ulaşabiliyoruz. Tüm barcodları cleanovate sistemi üzerinden seçip üretebiliyoruz.
Şikayetler, bildirimler, kalite kontrol, makine envanteri, makine durum ve giderleri, mesai saatleri ve detayları, temizlik mıntıka planlaması, temizlik giderleri, özel görevler, nominal ve gerçek temizleme aralığı gibi tüm verileri bu sistem üzerinden takip edilip, raporlayabiliyoruz. Bu sisteme daha fazla bilgi ekleyip, istemediğimiz bilgileri çıkarabiliyoruz, yani hizmet verdiğimiz projelerin konseptine ve gerekliliğine göre sistemi ayarlayabiliyoruz.

Özellikle büyük tesislerde kullanılan temizlik makinelerinin daha akıllı olmalarıyla ilgili projelerimiz var. Bunlar insansız çalışan, otomatik belli periyodlarla kendi hareket eden, temizliği kendi yapan ve yine başladığı istasyona geri dönen makinelerle ilgili operasyonlarımızı desteklemeyi planlıyoruz. Bunula ilgili olarak tedarikçilerle işbirliği içerisindeyiz. Hijyen ve günlük operasyon kontrolü amacıyla yine teknolojik bir yatırım yapma hedefimiz var. Alan ve nokta kontrollerini akıllı telefon teknolojisiyle kontrol ediyor olacağız. Bu proje ile büyük tesislerde, hem çalışan personel verimini artırmak hem de yönetim kadrolarımızın operasyon üzerindeki yetkinliğini artırmayı planlıyoruz.
CLEANER MAGAZINE

ISS TÜRKİYE’NİN 2017 HEDEFİ YÜZDE 15 BÜYÜME




Yaklaşık 30 bin çalışanıyla Türkiye’nin en büyük özel sektör işverenleri arasında yer alan ISS Türkiye, 2017 yılı büyüme hedefini yüzde 15, ciro beklentisini ise 1,5 milyar TL olarak açıkladı. 2016 yılını 1,3 milyar TL ciroyla tamamlayan ISS Türkiye, 2017 yılında istihdamı yüzde 10-12 artırmayı planlıyor.
ISS Türkiye CEO’su Cavit Habib, 2005 yılından bu yana ülkemizde faaliyet gösteren şirketin, küresel ve ulusal düzeyde etkisini sürdüren ekonomik yavaşlamaya karşın 2016 yılı cirosunu bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 15 artışla 1,3 milyar TL olarak tamamladığını açıkladı. Cavit Habib, “Türkiye’nin en büyük işverenlerinden ISS Türkiye, halen 30 bine yakın çalışanın bulunduğu ve tesis yönetim, güvenlik, hazır yemek, haşere kontrol-bahçe bakım başlıkları altında konumlandırdığımız dört ayrı şirketimizdeki istihdamı ise 2017 yılı itibariyle yüzde 10-12 düzeyinde artırmayı planlıyoruz” dedi.
5 BİN YENİ İSTİHDAM
ISS Türkiye CEO’su Cavit Habib, 2016 yılı sonu itibariyle ISS Türkiye Genel Merkezi’nin de bulunduğu İstanbul başta olmak üzere Ankara, Antalya, Bursa, İzmir şubeleri ile Adana, Gaziantep, Eskişehir, Denizli, İzmit bölge ofislerinde 4 binden fazla müşteriye, 5 bin noktada 30 bine yakın çalışanla Temizlik, Güvenlik, Catering ve Haşere Kontrol ve Bitki Bakım şirketleriyle Tesis Yönetim hizmetinin en güzel örneklerinisunduklarını vurguladı.
ISS Türkiye bünyesinde 28 bin civarında saha çalışanı, 2 bin civarında da yönetici personel bulunduğunu ifade eden Cavit Habib, kadın çalışan oranının yüzde 41 gibi yüksek bir düzeyde bulunmasından duydukları memnuniyeti de ifade etti.
Şirketin Türkiye genelinde faaliyet göstermesi dolayısıyla eleman alımlarının yurt sathına yayıldığını vurgulayan Habib, özellikle yeni yapılanan projelere göre işe alım yoğunluğunun değiştiğini, son dönemlerde ardı ardına gerçekleşen projeler nedeniyle istihdamdaki ağırlığın İstanbul ilk sırada olmak üzere İç, Ege, Güney ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine kaydığını belirtti.
ISS Türkiye CEO’su Cavit Habib, ISS Türkiye olarak en fazla temizlik görevlisi, güvenlik görevlisi, aşçı yardımcısı, bulaşık görevlisi, garson, resepsiyonist ve teknisyen pozisyonlarında işe alım gerçekleştirdiklerini anlattı. Habib, halen 30 bin kişinin çalıştığı ISS Türkiye’nin toplam istihdamının 2017 yılında yüzde 10-12 dolayında artarak 35 bine yakın civarda gerçekleşmesini öngördüklerinin altını çizdi.
“KRİZLERDEN YÖNETİMİNİ BİLİYORUZ”
Küresel ya da ulusal birçok kuruluşun ekonomik krizler dolayısıyla zor dönemler yaşadığından da söz eden Cavit Habib “Bizim için en önemli iki unsur müşteri memnuniyeti ile çalışan memnuniyetidir. Doğru müşterilerle, doğru sistem ve çalışma arkadaşlarıyla çalışırsanız, hem müşterinizi hem de çalışanınızı memnun ederseniz, nasıl bir ekonomik kriz olursa olsun büyümeye devam edersiniz” dedi.
ISS World Genel Merkezi’nin yatırım yapmaktan en memnun olduğu ilk beş ülke arasında yer aldıklarını belirten Cavit Habib, merkez yönetimin ülkemizdeki potansiyeli ve dinamizmi heyecanla izlediğini ifade etti.
“HİZMET KALİTESİ VE DOĞAYA SAYGI ESASTIR”
ISS Türkiye CEO’su Cavit Habib, dünyanın en büyük tesis yönetimi şirketlerinden birinin Türkiye ayağı olarak hizmet anlayışlarının aynı sektördeki firmalardan farkına da dikkat çekti. ISS Entegre Tesis Yönetimi sayesinde müşterinin hizmet beklentisi ile gerçekten ihtiyaç duyduğu hizmeti uyumlu hale getirdiklerini anlatan Habib, böylece hem kaynakları daha verimli kullanabildiklerini hem de masrafların azalmasını sağladıklarını vurguladı.
Teknolojik gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Habib şöyle devam etti: “2011 yılından itibaren ISS Tesis/Temizlik Hizmetlerinde kullanılmaya başlanan, hijyen artırıcı ve çalışan ergonomisini gözeten ileri teknoloji CleaningExcellence (CE) uygulamaları temizlik sistemine yeni bir boyut kazandırdı diyebilirim.Daha az kimyasal, daha az su ve daha az iş gücü kullanarak operasyon anlamında müşterilerimize katma değer sağlayan projemiz, firmamızın doğaya ve bireye saygılı çalışma politikasının en belirgin kanıtı.”
CLEANER MAGAZINE